Uzun seneler devam eden Sırplık, Bulgarlık, Rumluk keşmekeşine İttihat ve Terakki Fırkası Meşrutiyet’in ilânından sonra, nihayet vermek istedi. O zaman yapılan “Kiliseler Kanunu” bu gayeyi istihdaf eder.
İşte, bu suretle ekalliyetler birbirleriyle uğraşmaktan vazgeçerek “ittihad-ı anasır” terkibini tahakkuk ettirdiler. Fakat bu “ittihad-ı anasır”(Milletler birliği) kimlere karşı yapıldı, biliyor musunuz? Biz Türklere!
Artık, ne Rumlar, ne Sırplar, ne de Bulgarlar, ön plana, birbirleriyle dalaşmıyorlar; bilakis Türkleri Rumeli’den çıkarmak için ittifak ediyorlardı.
Hatta sırası gelmiş iken Sultan II. Abdülhamid’in tarihe geçmiş bir sözünü tekrarlayacağım.
"Kiliseler Kanunu" meriyet mevkiine girdiği sırada hakan-ı mahlû [Abdülhamid] Selânik'te Alâtini Köşkü'nde mahpus idi. Yanında bulunanlardan, mezkûr kanunun metni hakkında malûmat almak istemiş. Sultan II. Abdülhamid, kendisine verilen izahatı dinlerken, yukarıda bahis mevzuu olan maddeye sıra gelince:
"Eyvah, Rumeli elden gitti!" demiş.
Kaynak: Hatıralar - Mehmed Ali Aynî