
Birinci dünya savaşı yıllarında Türkistan’ın istiklâli için mücadele veren “Basmacı Hareketi”ne katıldı. Sekiz yıl Rus istilasına karşı silahlı mücadelede bulundu. Bir muharebede pusuya düşürüldü. Moskova’ya götürüldü ve yargılanarak idam cezasına çarptırıldı. İnfaz günü komünizmin yıl dönümü olduğu için infaz müebbete çevrildi. Bir yıl sonra ev hapsine alındı. Ev hapsinden kurtularak Doğu Türkistan’ın Kaşgar şehrine hicret etti. Buranın en büyük medresesinde iki yıl müderrislik yaptı. Yüzlerce talebe okuttu. Kızıl Çin’nin burayı istilası sonucu Pamir’e hicret etti. Oradan Kuzey Afganistan’a geçerek 15 yıl müderrislik yaptı. Kuzey Afganistan Türkleri tarafından bilinen ve sevilen bir ilim insanı olarak binlerce talebe yetiştirdi. Bu süre zarfında 6 evladını ve hanımını kayb etti. En küçük oğlu, gelini ve yeni hanımı ve ondan doğan küçük kızı ile 1952 yılında Türkiye’ye hicret etti.
Türkiye’ye hicretinin sebebi sorulduğunda “Türkiye Osmanlı Devleti’nin varisidir ve İslamiyet kıyamete kadar burada var olacaktır” demiştir. Bu uzun ve çileli hicret hayatı boyunca kitaplarını yanından hiç ayırmamıştır. Türkiye’de ilk önce Adana’ya daha sonra Konya’nın Ömeranlı kasabasına yerleşmiştir. Konya’nın son devir alimlerinden Hacıveyiszâde efendi ile görüşmüştür. Hacıveyiszâde efendi kendisine çok sevgi beslemiş, öyle ki Muhammed Hadimi hazretlerinden kalan kütüphanesini hediye etmiştir.
1956 yılında Ankara’nın Şereflikoçhisar ilçesine bağlı Akin Köyüne hicret etmiştir. Vefatına kadar bu köyde yaşamış, köy halkının Kur’an-ı kerim ve temel fıkıh konularını öğrenmesinde çok hizmetleri olmuştur. Derin ilmi ve din gayretinin çokluğu zamanla çevre kasaba ve şehirlerde tanınmasına sebep olmuştur. Evi Van, Isparta, Konya, İstanbul, Adana Kastamonu gibi şehirlerden kendisini görmeye gelen misafirlerin uğrak yeri olmuştur. Çocukları çok sever onlarla tek tek ilgilenirdi. Köy halkı tarafından âdeta bir evliya olarak bilinir ve sevilirdi. 1974 yılında mevlid kandili arifesinde vefat etti. Kabri Akin Köyü kabristanındandır.