
Türk Boylarının Yerleşmesi
Tarih boyunca Hunlar ile birlikte Kavimler Göçü sebebiyle Deşt-i Kıpçak bölgesine Türk boyları yerleşmiş ve bölgede Türk varlığı oluşmaya başlamıştır. Daha sonra Ogur Türkleri, Avarlar, Hazarlar, Peçenekler bu bölgeye yerleşmiş ve bölge büyük oranda Türkleşmiştir. Değişen siyasi ortamda bu bölgeye gelen Kıpçaklar ise çok daha geniş sahalara hâkim olmuş ve bölgede Kıpçak etkisi uzun süre varlığını korumuştur. Bu coğrafyada siyasi sürecin değişimiyle daha sonra Altın Orda Devleti kurulmuştur.
Altın Orda Devri
Altın Orda Devleti'nin yönetici sınıfı Moğol kökenli olsa da devlet sınırları içerisinde yaşayanlar büyük oranda Türk halkıdır ve bundan dolayıdır ki, Altın Orda Devleti Türkleşmiştir. Altın Orda Devleti'nin zamanla gücünü kaybedip yıkılmasından sonra kurulan Kırım Hanlığı ise Kırım'daki Türkler için önemli siyasi yapılanma olmuştur. Altın Orda ve Kırım Hanlığı dönemlerinde Kırım'daki Türk unsurunun geneli için zamanla Tatar adı da kullanılmaya başlamıştır.
Son Parlak Devir
Neticede Altın Orda egemenliği ile Tatar olarak çağrılmaya başlanan Kırım Türkleri, Kırım Hanlığı'nın kurulması ve bu devletin 1475'te çağın en önemli güçlerinden Osmanlı Devleti'ne bağlanması ile son parlak devrini yaşamıştır. Bu süreçte Kırım Türkleri ve Anadolu Türkleri arasındaki kültürel ve iktisadi bağlar güçlenmiştir.
İşgaller ve Sürgünler
Osmanlı hâkimiyeti döneminde, mezkûr devletin Rus sahasına ve Balkanların ötesine yapmış olduğu seferlerde önemli rol oynayan Kırım hanları, bu hususta âdeta Osmanlıların ileri karakolu vazifesini üstlenmişlerdir. Fakat Osmanlı Devleti'nin duraklama ve gerileme dönemiyle beraber giderek zayıflaması hanlık ve Kırım Türkleri adına yeni ve zorlu bir süreci de beraberinde getirecektir. Rus İmparatoriçesi II. Katerina zamanında 1783'te Rus İmparatorluğu idaresi altına giren Kırım Türkleri için zorlu bir süreç başlamıştır.
Rusların Kırım'a girmesi, Kırım'ın yerli halkının kaderini oldukça olumsuz yönde etkilemiştir. Rus İmparatorluğu'nun hâkimiyeti altına aldığı şehirler tahrip edilmiş, Kırım Tatarlarının hakları sınırlandırılmış, yerli halk zulme maruz kalmış ve hatta sürgün edilmiş, Kırım Türklerinin yaşadığı köylere Ruslar iskân ettirilmiştir.
Tatarlar üzerindeki demografik ve ekonomik baskılara, yabancı bir idarenin altında yaşamanın bir sonucu olan dini, idari ve psikolojik baskılar da eklenince, özellikle Osmanlı Devleti'ne olmak üzere tam bir hicret hareketi ortaya çıkmıştır.
Rus işgalinden hemen sonra başlayan ve yaklaşık 150 sene devam eden bu hicret, 19. yüzyılda, özellikle göze çarpan 1812, 1828-1829, 1860-1861, 1874, 1890 ve 1902 olmak üzere altı dönemde zirveye ulaşmıştır. 1874'ten sonra, askerlik hizmetinin Tatarlar için zorunlu hâle gelmesi de göç etmeleri için önemli bir etken olmuştur. 1783-1922 arasında 1.800.000 Kırım Tatarı'nın vatanlarından çıkarıldığı tahmin edilmektedir. Böylece bu göç hareketi Kırım Tatarlarını Kırım'da azınlık hâline getirmiştir.
Kaynak: Yağmur Derin Ükten – Seyahatnamelerde Kırım