
Oysaki Ahmet Muhtar Paşanın kuvvetleri 64 tabur (84.000 piyade), 2.000 süvari, 6.000 atlı milis ve 96 topdu. Bu kuvvetlerin ortalama yarısı Kerhane-Dünyalık bölgesinde seyyar, geri kalanı Küçük Yahni, Kızıl Tepe ve İnalı Tepe arasındaki savunma hattındaydı.
Ruslar, bu dağılımı, esas itibariyle biliyor ve Vezirköyün ele geçirilmesiyle Ahmet Muhtar Paşanın ikmalini yaptığı Kars'la bütün bağlantısının kesileceğini hesaplıyordu. Çünkü aralarından Vezirköye giden ana yolun geçdiği Avliar ve Büyük Yahni Tepeleri çok zayıf kuvvetlerle tutulmuştu.
23 Eylülde Ruslar, Paşayı geriden çevirmek için 5 tabur, 2 istihkâm bölüğü, 2 kazak alayı ve 12 top ayırdılar. Bu harekâtı haber alan Ahmet Muhtar Paşa da 35-36 Eylülde 6 tabur, 3 süvari grubu, 6 top ve birkaç yüz milisi Digorçay boğazında mevzilenmeye yolladı.
Ruslar, Avliar'ı ele geçirmek için iki Yahni tepeleri arasından saldırıya geçmeyi planlamış ve 2 Ekimde erken saatlerde Türklere baskın yapmayı düşünmüşlerdi. Oysaki arazinin güçlükleri ve susuzluk Rusları epey yıprattı, bu yüzden de Türk kuvvetleri taarruzu karşılamak ve hazırlanmak için yeterli zamanı buldular.
Saat sekiz de Rus süvarileri ve piyade kuvvetlerinin bir kısmı geri atıldı. Saat onda Türk süvarileri taarruzu karşılamak ve hazırlanmak için yeterli zamanı buldular. Saat sekizde ateş menziline kadar geriletti.
Rus süvarileri Küçük Yahnideki Türk mevzilerine girebildiyse de ancak çok yorgun ve kırılmış olan kendi piyadesinin geri çekilmesini desteklemekle yetinmek zorunda kalmışdı.
Ertesi gün, öğleden sonra Ahmet Muhtar Paşa Büyük Yahniler yönünde taarruza geçti, buradaki bir kısım Rus mevzilerini ele geçirmeyi başardı. Susuzluk sebebiyle çok zor duruma düşmüş, ileri derecede yorgun, ümitsiz ve korku içinde, büyük kayıplar veren Rus kuvvetlerinin döğüşemiyeceğini anlayan Grand Dük Micheal, geri çekilme emri vermişdir. Bu yüzden Ruslar 4 Ekimde yeniden saldırıya geçememiş, Kurudere-Oğuzlu hattına kadar genel bir geri çekilme yapmışlardır.
Yahniler zaferinden sonra Ahmet Muhtar Paşaya Sultan Abdulhamid Han tarafından "Gazi" unvanı verilmiştir. Bu savaşta Türk kuvvetleri 5.000'e yakın kayıp vermiş, Ahmet Muhtar Paşanın elinde 42 tabur ve 5.000 süvari kalmıştır. Bu zayıf kuvvetler, 15 mil uzunluğunda bir cepheyi tutmak zorundaydılar. Bu durum karşısında Paşa, Alacadağ'daki müstahkem mevkie çekilmeye karar verdi.