Neden “hanımlar bölümü” yahut “kadınlar mescidi” değil de “bayan mescid"le hadi sevimsiz kelimeyi câminin kapısına monte ettin, bari doğru söylenişle yazsaydın olmaz mıydı? “Bayan mescidi” demek dururken, niçin mescide bayan diyorsun? Türkçe câhili arkadaşım, mescidin bayanı baymayanı olur mu? Bay câhil, vay câhil, eyvah câhil!
Batı taklitçiliğinde, özentide, dil ve üslup zevksizliğinde o kadar ileri gittik ki, yüzyıllardan beri kullanılan ve ahengiyle, musikisiyle kulaklarımızı okşayan “bey”, “efendi”, “paşa”, “hanım” kelimelerini kaldırdık, bay ve bayan demeye başladık. Bu zevksiz sözleri sık sık kullanarak ağzımızda sakız yaptık.
Hiç “hanımefendi” kelimesindeki asaletle “bayan” sözündeki “yavan” anlam kıyaslanabilir mi? “İstanbul Efendisi”ne İstanbul Bayı diyebilir miyiz? “Ali Beyciğim” sözünü “Ali Baycığım” veya “Bay Aliciğim” şeklinde telaffuz edebilir miyiz? Edersek ortaya bir ucube çıkmaz mı? “Ayşe Hanım bizi yemeğe davet etmiş.” cümlesini “Bayan Ayşe bizi yemeğe çağırmış.” şekline sokarsak ortaya bir garabet örneği, bir dil ve üslup zevksizliği çıkmaz mı?
Şâirlerimiz diyor ki:
Bay ve bayan kelimelerini olur olmaz yerlerde ve rastgele kullananlara hatırlatalım: “Bay” zengin demektir. Halk şâiri Seyrânî diyor ki:
Ne hikmettir şu dünyâya
Gelen ağlar, giden ağlar
Soralım yoksula baya
Aslı nedir neden ağlar.
Karacaoğlan da “bay” kelimesini “zengin” anlamında kullanıp şöyle diyor:
Karac’oğlan der ki geçti ne fayda
Merhamet kalmadı yoksulda, bayda
Bir örnek de Ziya Paşa’dan verelim:
Ya bister-i kemhada ya viranede can ver
Çün bây u gedâ hâke berâber girecektir.
“Bey” sözüne karşılık olarak kullanılan “bay” hakkında Necip Fazıl merhum da şöyle diyor:
Bir şey koptu benden, şey, her şeyi tutan bir şey,
Benim adım Bay Necip, babamınki Fazıl Bey.