AZERBAYCAN, ÂLİM VE EVLİYALAR DİYARIDIR

Prof. Dr. Recep Dikici 01.11.2026 24

A
zerbaycan, sıradan bir ülke değildir. Maalesef bu ülkenin petrolü bilinmekte ve fakat asıl değerleri yeterince bilinmemektedir. Mahmûd-ı Şebüsterî gibi büyük bir sûfî, Nizâmî-i Gencevî ve Hâkānî gibi şâirler, ünlü matematik ve astronomi âlimi Nasîrüddîn-i Tûsî ve Câmiʿu’t-tevârîḫ sahibi Tebrizli tarihçi Reşîdüddin Fazlullah, hep bu bölgede yetişmişlerdir.

Seyyid Yahya Şirvani Türbesi - Bakü
Seyyid Yahya Şirvani Türbesi - Bakü

 

XV. yüzyılda Bakülü coğrafyacı Abdürreşid ile Aḫlâḳ-ı Celâlî sahibi filozof ve tarihçi Celâleddin ed-Devvânî yine burada yaşamıştır. Feth Ali Kaçar ise filolojik mahiyetteki Behcetü’l-luġāt’ıyla tanınmıştır. XIX. yüzyılda sosyal ve kültürel düşüncede yeni bir safha açıldı. Bu devirde M. Kâzım Bey Azerbaycan tarihi hakkında geniş çalışmalar yapan ilk tarihçidir.

 

Azerbaycan’a değer katan Bakü’de medfûn büyük evliyâ Yahyâ bin Behâeddîn Şirvânî Baküvî’yi burada ana hatlarıyla tanıtmakta yarar vardır:. Seyyid olup soyu Peygamber efendimize ulaşır. Şirvan’da doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. Seyyid Yahyâ Şirvânî, Sadreddîn Halvetî’nin terbiyesi altında ilim öğrenmeye başladı. Kısa zamanda hocasının feyz ve bereketleri ile ilimde ve tasavvuf yolunda pek yüksek derecelere kavuştu.

 

Seyyid Yahyâ Şirvânî, bir zaman sonra Sadreddîn-i Hamevî’nin dâmâdı oldu. Seyyid Yahyâ hazretleri hocasının vefâtından sonra Şirvan yakınındaki Şemâhî’de, sonra da Bakü’ye giderek orada ikâmet etti. On binden fazla talebesi oldu. Bunlardan üç yüz altmışı velîliğin yüksek derecelerine çıktı. Bu hususta İbrâhim Gülşenî şöyle anlatır:

 

“Seyyid Yahyâ hazretleri talebeleriyle birlikte Bakü’den Şirvan’a giderken bir ulak gelip Seyyid Yahyâ hazretlerinin arabasının atlarını çalmak istedi. Oradakiler de mâni olmaya çalıştılar. Lâkin haberci aldırış etmeyip atları arabadan çözmeye başladı.

 

Talebelerden Baba Kutb adında biri, Seyyid Yahyâ hazretlerine hitâben ‘‘Efendim! Siz niye seslenmiyorsunuz?’’ dedi ve arabanın bir ağacını alıp haberciyi dövmeye başladı.

Seyyid Yahyâ hazretleri "Bırak!" dediyse de Baba Kutb aldırış etmeyip haberciyi dövmeye devâm etti. Netîcede Ulak onlara doğru bağırdı: Sizin reisiniz kim?

Oradakiler, ‘‘Seyyid Yahyâ hazretleridir.’’ Dediler.

Adam hemen onun yanına koşup pişman olduğunu arzetti ve af diledi. Seyyid hazretleri affedip, duâ etti. Sonra haberci oradan ayrıldı.

O zaman Seyyid Yahyâ hazretleri, Baba Kutb’a dönüp: ‘‘Otuz yıldır yanımıza gelip gidersin. Lâkin bir kıl ucu kadar bizden istifâde etmemişsin.’’ Diyerek azarladı.

 

Seyyid Yahyâ hazretleri çok sıcak aylarda azıksız ve susuz sahralara çıkar, oralarda günlerce kalır, ibâdetle meşgûl olurdu. Halvet, yalnız olarak tenhâ bir yerde kalmak ve ibâdet yapmak değişmez husûsiyetlerindendi. Nitekim Şeyh Mansûr anlatır: “Bir târihte Seyyid Yahyâ hazretleriyle birlikte kırk günlük yalnız olarak bir ibâdete başladık. Onun on iki günde bir abdestini yenilediğine ve üç defâ da iftar ettiğine şâhid oldum.”

 

Seyyid Yahyâ Şirvani hazretleri 1464 târihinde Bakü’de vefât etti. Kabr-i şerifi, Bakü'de UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan İçerişehir bölgesindeki Şirvan Şahlar Saray Külliyesindedir. Vefâtlarına yakın altı ay hiç yemek yemedi, su içmedi. Hep ibâdetle meşgûl oldu.

 

Talebesi Mîr Gülle ise şöyle anlatır: Seyyid Yahyâ hazretleri çok merhâmetliydi. Bir gün talebeleriyle şehir dışına gezintiye çıktı. Bir nehir kenarına geldiklerinde, Seyyid Yahyâ hazretleri bir kilim üzerine oturdu. Talebeleri de her biri bir iş için etrâfa dağıldılar. O sırada zâlim bir kişi av peşine düşmüş ve oraya gelmişti. Bu kişi Seyyid Yahyâ hazretlerini tanımayıp ona;

 

“Hey derviş! Gel şu matarayı al, su doldur getir içeyim.” diye seslendi. Seyyid hazretleri tefekkür hâlinde olduğundan söylediğini duymadı. O zaman o zâlim kişi atından inip nehre su almaya gitti. O sırada da Seyyid hazretleri yerinden kalkıp nehirden su almakta olan kişiye hitâben;

 

“Hey kan içici adam ne yapıyorsun?” diye seslendi. O kişi suyu harâretle içmek üzere iken mataradaki suyu döktü. Su kan olmuştu. Tekrar doldurduğunda yine kan olduğunu gördü. Bunun üzerine hemen yaptıklarına pişman olup, Seyyid Yahyâ hazretlerinin ayaklarına kapandı. Talebeleri arasına girdi.

 

Seyyid Yahyâ hazretlerinin talebelerinin en üstünleri; Pîr Şükrullah, Alâaddîn Halvetî, Habîb Efendi, Muhammed Erzincânî ve Dede Ömer Rûşenî Halvetî hazretleridir. Tasavvufa dâir bâzı telif eserleri vardır. Bunun yanında Esrâr-ı Tâlibîn ve Vird-i Settâr adında iki kıymetli eseri vardır.  

İlgili Makaleler

Kafkasya-Kırım
Azerbaycan Sovyet Esaretine Nasıl Düştü?
1917 İ le 1920 yılları arasında Kafkasya ve Anadolu hattında yaşanan hadiseler, Türkiye ve Azerbaycan tarihinin en trajik, en stratejik ve günümüzde hâlâ en çok münakaşa edilen mevzularından birini…
Azerbaycan Sovyet Esaretine Nasıl Düştü?
Kafkasya-Kırım
II. Abdülhamid Han Karaçay Türklerini Konya'nın Başhüyük Köyüne Yerleştirdi
S ultan 2. Abdülhamit’in emri ile 1900 yılında ve onun çizdiği Osmanlı Hilali şeklindeki planla inşa edilen Başhüyük beldesi Sarayönü’nün en düzenli yerleşim yerlerinin arasında ilk sırada yer…
II. Abdülhamid Han Karaçay Türklerini Konya'nın Başhüyük Köyüne Yerleştirdi
Kafkasya-Kırım
TARİHTE KIRIM
K ırım, stratejik konumu sebebiyle tarih boyunca çeşitli halklara ev sahipliği yapmış, önemli bir konuma sahip olmasından dolayı pek çok kez işgale uğramış bir yarımadadır. Tarih boyunca bu…
TARİHTE KIRIM
Kafkasya-Kırım
Kırım Hasreti
K albimizi titreten yanık bir türküsün sen Gönülde tazelenen nazenin ülküsün sen Boynumuz bükük kalır boynun bükük kaldıkça Mâziyi yâd eyleriz hayallere daldıkça Seni ele yâr etti güçlülerin atası…
Kafkasya-Kırım
Kırım'ı Kurtarmak
S
osyolojinin kurucusu, Muhammed ibn Haldun’un “coğrafya kaderdir” sözü malûmdur…

Anadolu, medeniyet yahut gönül coğrafyamızın Endülüs’ten Doğu Türkistan’a, Kırım’dan Yemen’e kesişme çizgisinin merkezindedir.
 
Tasvir ettiğimiz bu coğrafya, kaderimizdir.
 
Kader karşısında boynumuz kıldan incedir!..
 
Anadolu’nun fethi, Muhamm…
Kırım'ı Kurtarmak
Kafkasya-Kırım
AZERBAYCAN’IN İLK TÜRKİYE SEFİRİ
Ç
arlık Rusya’sının yıkılmasından sonra 28 Mayıs 1918’de Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kuruldu. Yeni cumhuriyeti ilk tanıyan da Osmanlı Devleti oldu. İbrahim Abilof ilk sefir olarak Türkiye’ye geldi. Maalesef bu cumhuriyetin ömrü uzun olmadı. 28 Nisan 1920’de Sovyetlerin Bakü'yü işgali ile ortadan kaldırıldı. O…
Kafkasya-Kırım
Seyyahlara Göre Kırım’da Sosyal Ve Kültürel Hayat
A
raştırmamıza konu olan seyyahlar, yabancı bir müşahit olarak Tatarların sosyal, kültürel ve iktisadi durumu hakkında dikkate değer bilgiler kaydetmişler.. Şehirlerde gördüklerini not alan seyyahlar bu coğrafyada yaşayan insanları inceleme fırsatı bulmuşlardır. 

Seyyahların Tatarlar arasında özellikle dikkat çektikleri…
Kafkasya-Kırım
Seyahatnamelerde Kırım
K
aradeniz’in kuzeyinde yer alan ve jeopolitik açıdan oldukça önemli bir yerde bulunan Kırım, tarih boyunca Rusya’nın genişleme politikasının kilit noktasını oluşturmuştur. Altın Orda devletinin dağılmasından sonra bu bölgede kurulan Kırım Hanlığı, Osmanlı Devletinin himayesiyle birlikte Rus işgaline kadar olan süreçte…
Seyahatnamelerde Kırım
Kafkasya-Kırım
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
A

kdeniz’deki Kıbrıs adası, bizim için ne anlama geliyorsa Osmanlı ceddimizin "Siyahdeniz" dediği Karadeniz’e bakan Kırım yarımadası da aynı değerdedir.

Ecdadımız, yüksek devlet adamı idrakiyle hem Akdeniz ve hem de Karadeniz’e büyük ehemmiyet vermişlerdi. "Akdeniz" derken yaptığımız tarifi, bugünkü Akdeniz’den ibaret…
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Hazin Günü
T

arihin en karanlık sayfalarından biri, 18 Mayıs 1944 gecesi Kırım’da yazıldı. Kırım Tatar halkı, Sovyet lider Josef Stalin’in gizli kararnamesiyle, sadece 15 dakikalık bir hazırlık süresiyle evlerinden koparıldı.

250 Bin İnsanın Yarısı Yollarda Can Verdi 

Kadın, çocuk, yaşlı demeden binlerce insan hayvan…
Kırım'ın Hazin Günü
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Kara Günleri
K

ırım Türkleri, asırlar boyunca yaşadığı Kırım topraklarının stratejik öneme sahip olmasından dolayı sürekli olarak Rusların baskısı altında kalmıştı. Kırım’ın Küçük Kaynarca Anlaşması (1774) sonrasında Osmanlı himayesinden çıkıp, ardından Rus Çarlığı tarafından ilhak edilmesiyle (1783) baskının şiddeti ve…

Kırım'ın Kara Günleri
Kafkasya-Kırım
Kırımlı Âlim Seyyid Ahmed Efendi
A
slen Kırımlı olan bu bu zat, Osmanlı devri âlimlerindendir. İsmi, Ahmed olup, babası Abdullah Efendi’dir.. Kırımî nisbesiyle meşhûr olmuştur. Ahmed Efendi’nin doğum târihi bilinmemektedir.

Kırım’da doğup büyüyen Ahmed Efendi, o beldenin meşhûr âlimlerinden “Fetvâ-i Bezzâziye” sahibi Hâfızüddîn Muhammed Bezzâzî’den ve…