“Babiller, Asurlar, Sümerler, Etiler, Hititler, Etrüskler, Akatlar, İskitler, Ostrogotlar, Vizigotlar, Lidyalılar, Frigyalılar, Medler, Persler, İyonlar, Urartular, Yunanlılar, Fenikeliler, Partlar, Romalılar, Ispartalılar, Makedonyalılar…”
Mesela Babilleri, 6. Kral Hammurabi’yi ve Hammurabi Kanunlarını öğrendik; fakat büyük Türk hükümdarı Babürşah’ı; 1526’da Hindistan’da kurduğu Babürlüler Devletini ve bu zamanda yetişen İmam-ı Rabbani Hazretleri gibi pek çok âlim, evliya ve devlet adamlarının ismini bile duymadık.
Dünyada kendi millî tarihini, kültürünü, dilini bilmeyen, ecdadının yazdığı eserleri okuyamayan, anlamayan, Türkiye’den başka bir memleket yoktur.
Tarihçi Mustafa Armağan diyor ki: ‘‘Dünyada tarih, bir milletin evlatlarına kim olduğunu hatırlatmak için okutulmaktadır. Bizde aksine kim olduğumuzu unutturmak için okutuluyor.’’
Gençliğimize, doğru bir Türk-İslam tarihi öğretilmez, millî şuur verilmezse istikbâlimiz karanlıktır.