Bin yıllık Türk-İslâm târihinde; Karahanlılar, Selçuklular ve Osmanlılar zamanında aşağıdaki sözlükte bulunan “Uydurukça” kelimeler yoktu!...

Bugün de Türkiye hâriç, Türk Dünyasının hiçbir yerinde, bu kelimelerin hiçbirisi kullanılmamaktadır!...

UYDURUKÇA - TÜRKÇE SÖZLÜK

A B C Ç D E F G H I İ K M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z
Uydurukça Türkçe
ya da yahut, veya
yabancıl egzotik
yabanıl yabanî, vahşî
yabansı acayip, garip
yabansılık acayiplik, garâbet, gariplik
yadsıl menfî
yadsıma inkâr
yadsımak inkâr etmek
yadsın garip
yadsınlık gariplik
yadsıyan inkar eden
yakarı dua, niyaz, tazarru
yakarış münacaat
yakındaş akraba
yakınıcı şikayetçi, müştekî (huk.)
yakınma şikayet
yakınmak şikayet etmek
yakınsak yakını görmekle ilgili
yakınsama yaklaşma, yakınlaşma
yakıt yakacak
yaklaşım bir meseleye bakış tarzı
yalanlama tekzip
yalanlamak tekzip etmek
yalgın serap
yalın sade, çıplak
yalınç basit, sade
yalınçlık basitlik, sadelik
yalınlaşma sadeleşme
yalınlaşmak sadeleşmek
yalınlaştırmak sadeleştirmek
yalınlık sadelik
yalıtım tecrid, izolasyon
yalıtımcı tecrid edici
yalıtkan tecritli, izoleli
yalıtma tecrid
yalıtmak tecrid etmek
yan tutma tarafgirlik
yanal yanda bulunan, yanda olan, yana ait
yanay profil
yandaş taraftar
yandaşlık taraflılık, taraftarlık
yanıkmak yakınmak, şikayet etmek, sızlanmak
yanılgı hatâ, sehiv
yanılsama yanlış idrak, yanılma
yanıltı hatâ, sehiv
yanıt cevap
yanıt olarak cevâben, cevâbî
yanıtlamak cevaplamak
yanıtlandırmak cevaplandırmak
yanıtlı cevaplı
yanıtsal cevabî
yanıtsız cevapsız
yankı akis, aksisedâ
yankılanmak aksetmek
yanlı taraftar, taraflı
yansı akis
yansılama taklit
yansılamak taklit etmek
yansılayıcı taklitçi, mukallid
yansıma aksetme
yansımak aksetmek
yansıtmak aksettirmek
yansız tarafsız, bîtaraf
yansızlık bîtaraflık, tarafsızlık
yantutar taraftar, tarafgîr
yantutarlık tarafgîrlik, taraftarlık
yantutmaz bîtaraf, tarafsız
yantutmazlık bîtaraflık, tarafsızlık
yapay sun'î
yapaylık sun'îlik
yapı inşaat, bina
yapım imâl, imalat, inşâ
yapımcı imâl eden, imalatçı
yapımcılık imâlatçılık
yapımevi imâlâthâne
yapıntı yapma, düzme, uydurma
yapıntılı uydurmalı, sun'î
yapıntısal yapmacıklık, sun'îlik
yapısal bünyevî
yapıt eser
yaptırım müeyyide
yarar fayda, menfaat
yararcıl menfaatperest
yararlı faydalı, müfid
yararsal fayda ile alakalı
yararsız faydasız, nafile
yararsızlık faydasızlık
yaraşık uygun, münâsip, muvâfık
yaraşıklık uygunluk, münâsiplik, muvâfıklık
yaratık mahlûk
yargı hüküm (huk.)
yargı belgesi îlam (huk.)
yargı evi mahkeme
yargı gücü adlî kuvvet
yargıcı hakem
yargıç hâkim (huk.)
yargıçlık hâkimlik
yargılama muhâkeme etme, hüküm verme (huk.)
yargılamak muhâkeme etmek (huk.)
yargılanmak muhâkeme edilmek (huk.)
yargılık mahkeme
yargısal adlî, kazâî (huk.)
yargısız muhâkemesiz
yargısız infaz muhâkemesiz hüküm
yargıtay temyiz mahkemesi
yarışmacı müsâbık
yarkurul alt komisyon
yarman cerrah (tıp)
yasa kanun
yasadışı kanunsuz
yasal hukukî, kanunî, meşrû,
yasalaşmak kanunlaşmak
yasalaştırmak kanunlaştırmak
yasalı meşrû
yasama kanun yapma
yasamak kanun yapmak
yasav inzibat
yasaya aykırı kanunsuz
yaşam hayat, ömür
yaşam alanı mekan, çevre, muhit
yaşam biçimi hayat tarzı
yaşam boyu hayat boyu
yaşam öyküsü hayat hikayesi, biyografi
yaşam öyküsüsel biyografik
yaşamını yitirdi hayatını kaybetti, öldü
yaşamını yitirme hayatını kaybetme, ölme, vefat etme
yaşamını yitirmek hayatını kaybetmek, ölmek, vefat etmek
yaşamsal hayâtî
yaşamsallık hayâtîlik
yaşan niyet
yaşantı hayat, hayat tarzı
yaşantısal hayat tarzı ile ilgili
yatay ufkî
yatırman mûdî
yayım neşir, neşretme
yayımcı nâşir
yayımcılık nâşirlik
yayımlamak neşretmek
yayımlanmak neşredilmek
yayımlattırmak neşrettirmek
yayın neşriyat
yayın yönetmeni neşriyat müdürü
yayınlanmak neşredilmek
yayınlatmak neşrettirmek
yayman nâşir, neşreden
yazaç harf
yazak kalem
yazanak rapor
yazar muharrir, müellif, edip
yazarlık muharrirlik, müelliflik, ediplik
yazgı kader, baht, mukadderat
yazgıcı kaderci
yazgıcılık kadercilik
yazıdüzen redaksiyon
yazıdüzenci redaktör
yazılı basın gazete, dergi
yazım imlâ
yazın edebiyat
yazıncı edebiyatçı
yazıncılık edebiyatçılık
yazıneri edip, edebiyatçı
yazınlık literatür
yazınsal edebî
yazınsal yaratı edebî eser
yazınsallık edebîlik
yazıt kitâbe
yazma yitimi yazma kabiliyetini kaybetme
yazman kâtip, sekreter
yazmanlık kâtiplik, sekreterlik
yeğleme tercih
yengi galebe, muzafferiyet, galibiyet
yenik mağlup
yerbetim topoğrafya
yerbetimci topoğrafyacı
yerbetimsel topoğrafik
yerbilim jeoloji
yerbilimci jeolog
yerbölüm parsel
yerbölümlemek parsellemek
yerel mevziî, mahallî, lokal
yerel toplum cemaat
yerel yönetim mahallî idâre
yerelleştirmek mahallileştirmek
yerellik mahallîlik
yerey arâzi
yeritmek tatbik etmek
yerleşim yerleşme, iskan
yerleşim yeri meskûn mahâl
yerleşimci yerleşen, iskan olan
yerleşke kampüs, külliye
yersel mahallî
yeryazım kadastro
yetenek kabiliyet, maharet, marifet, hüner, istidat
yetenekli kabiliyetli, maharetli, marifetli, hünerli, istidatlı, becerikli
yeteneksiz kabiliyetsiz, maharetsiz, marifetsiz, hünersiz, beceriksiz
yeteneksizlik kabiliyetsizlik, beceriksizlik
yeter sayı nisap
yeter sayılı nisaplı
yeterli kâfî
yeterlilik ehliyet, kifâyet
yeti meleke, kabiliyet, istidat
yetingen kanaatkâr
yetinmek iktifâ etmek
yetişim formasyon
yetke otorite
yetki selâhiyet
yetkili selâhiyetli
yetkin kâmil, olgun
yetkinlik kemâl, olgunluk
yetkisiz salâhiyetsiz
yetkisizlik salâhiyetsizlik
yetmezlik kifâyetsizlik
yığılışma izdiham
yığım stok
yığımlık ardiye, ambar, depo
yıkı moloz
yıkıntı enkaz, virane
yıldırgı tedhiş
yılgı korku, dehşet
yır şiir
yinelem tekrar etme
yineleme tekrar etme, tekerrür
yinelemek tekrarlamak, tekrar etmek
yinelemeli mükerrer
yinelemeyle tekraren
yinelenmek tekrarlanmak
yinelenmiş tekrarlanmış
yoğaltıcı müstehlik
yoğaltım istihlak
yoğun kesif
yoğunbakım hususi müşahede, hususi tedavi, ihtimamlı tedavi
yoğunlaşmak kesifleşmek
yoğunlaştırmak teksif etmek
yoğunluk kesâfet, kesif olma
yoksun mahrum
yoksunluk mahrûmiyet
yoksunmak mahrum olmak
yokumsamak inkar etmek
yom baht, talih, uğur
yontu heykel
yontucu heykeltraş
yora tefsir
yordamak tahminde bulunmak
yordamsal tahminî
yorum tefsir
yorumcu müfessir
yorumculuk tefsircilik
yorumlamak tefsir etmek
yön taraf, cihet, istikamet
yönelim temâyül, meyil
yönelteç direksiyon
yönelti istikâmet
yönerge talimat
yönetici idâreci
yönetim idâre
yönetim biçimi idare şekli
yönetim kurulu idâre heyeti
yönetim yeri idarehane
yönetimsel idârî
yönetimsellik idâreye dâir, idâreye ait
yönetmek idâre etmek
yönetmelik tâlimatnâme
yönetmen müdür, idâreci
yönetmen (erkek) müdür
yönetmen (kadın) müdîre
yönetmenlik idârecilik
yönetsel idarî
yönlem taktik
yönseme temâyül, meyletme
yönsemek temayül etmek
yöntem usûl, metod
yöntembilim metodoloji
yöntembilimi usûl ilmi, metodoloji
yöntembilimsel metodolojik
yöntemli metodlu
yöntemlilik metodluluk
yöntemsiz metodsuz
yöntemsizlik metodsuzluk
yöresel mahallî
yöresel ürün mahallî mahsûl
yöresellik mahallîlik
yörünge mahrek, eksen
yurtsal vatanî
yurtsama vatan, sıla hasreti
yurtsamak vatanını özlemek
yurttaşlar yasası medeni kanun
yuvarsal kürevî
yüken taahhüt
yüklem atfedilen, isnat olunan, fiil (dilb.)
yüklenici müteahhit
yüklenici firma müteaahit firma
yüküm mükellefiyet
yükümcü kefil
yükümlenme kefalet (huk.)
yükümlenme belgesi kefaletname (huk.)
yükümlenmek kefil olmak
yükümlü mükellef
yükümlülük mükellefiyet
yükünç hürmet, tâzim
yükünme tâzim
yükünmek tâzimde bulunmak
yürürlük mer'iyet, tedâvül
yüz yıl asır
yüz yıllık asırlık
yüzey satıh
yüzeysel sathî
yüzeysellik sathîlik