AYDIN REİS CİHAN HAKANI'NIN HUZURUNDA

Yılmaz Öztuna 18.07.2026 14

C
ezayir Beylerbeyi Barbaros Hayrettin Paşa, Aydın Reis’i Kanuni Sultan Süleyman’a ziyaret için İstanbul'a gönderdi. Hayrettin Paşa Hatıralarında, Aydın Reis’in İstanbul’a gidiş, gelişi ve padişahı ziyareti hakkında şunları yazıyor:

Aydın Reis, mübarek bir saatte İstanbul limanına girdi. Bütün toplarını ateşleyip cihanın padişahını selâmladı. Kadırgalardan 300 esir çıkarıldı. Her biri sırma cepken ve en değerli kumaşlardan yapılmış libaslar giymişlerdi. Hepsi türlü ganimet eşyası taşıyorlardı. İstanbul şehrinin zarif halkı, caddelere doluşup seyre çıkmışlardı.

Şevketlü hakanımız Sultan Süleyman Han, Aydın Reis'i diğer bir reisle beraber kabul buyurdular. Nâmemi alıp okudular. Aydın'a iltifat ettiler. Çıkarlarken Aydın'a 500, yanındaki reise 300, kapdanıma 200'er, gemi imamlarına 100'er, diğer zabitlerime 50'şer altın ihsan edildi. Ayrıca Aydın Reis'e çok değerli birer kılıç, hil'at ve dürbün verildi. Bütün leventler Tersane'de misafir edildi. Aydın Reis'e tayinat verildi. Aydın, bütün vezirleri ve büyük kaptanları ziyaret etti.

Aydın Reis Sultan’nın Hediyeleri ile Döndü

Aydın Reis bir ay İstanbul'da kaldı. Ay sonunda tekrar Cihan Hakanı'nın huzuruna çıktı. Sultan Süleyman Han, bana verilmek üzere Aydın'a murassâ bir kılıç, murassâ hançer, sırmalı hil'at, altınla işlenmiş sancak ve iki büyük pırlantalı sorguç tevdi etti. Ayrıca 20 oturak 3 kadırga da ihsan eyledi. Henüz kızaktan inmiş olan bu tekneler, mükemmel şekilde donatılmıştı. Çok güzel topları vardı. Üstelik ağzına kadar cephane ve direk, katran, zift, halat gibi malzemeyle doldurulmuştu. Malzemenin ağırlığından koca kadırgalar iyice suya gömülmüş, değil ambarlarda, güvertelerde bile fare gezecek yer kalmamıştı.

Huzurdan ayrılırken Aydın Reis'in kavuğuna mücevherli bir sorguç sokuldu. Bilhassa gemilere ve gemilerin içindeki malzemeye çok memnun olan Aydın, sevinçle saraydan ayrıldı. Cihan Hakanı filomun Sarayburnu önlerinden ayrılmasını seyir buyurmak için Yalı Köşkü'ne inmişlerdi. Filo, bütün toplarını kuru sıkı ateşleyerek cihanın padişahını selâmladıktan atarak Cezayir Limanı'ndan çıktılar.

Aydın Reis’i Hemen Kabul Ettim

Aydın'ı hemen kabul ettim. Hakanımızın ‘‘nâme-i hümâyûn’’larının bulunduğu al kadife keseyi kemâl-i ihtiramla alıp üç defa öptüm, başıma koydum, sonra açıp ayakta okudum, şöyle başlıyordu:

"Sen ki Cezâyir beylerbeyim Gazi Hayreddin Paşa'sın her ahvâlin, mûcibince atabe-i hümâyûnıma mâlum olmuştur. Gönderdiğin 300 kâfir esiri makbûl-i hümâyûnumdur. Cenâb-ı Hak seni ve yoldaşlarını mansûr ve muzaffer eyleyip dünya ve âhirette yüzün ak olsun. Gönderdiğim cephane ve malzemeyle mükemmel donanma düzüp Akdeniz'de düşmân-ı azîmimiz olan İspanyol kâfirine göz açtırmayasın. İhsân ettiğim çelenkleri kavuğuna sokup, sancağımı baştardana as. Sırmalı al sancağımın şeref ve haysiyetine zinhar toz kondurmayasın."

Hakanımızın Emirlerini Yerine Getirdim

Hâkanımızın irâdeleri mûcibince, sırmalı al sancaklarını Cezâyir'e paşa kapısının önüne muallâ bir mevkie astırdım. Her gün güneş batarken merasimle mehter vurdurup sancağı indirip kılıfına koydurur, ertesi gün güneş doğarken gene merasimle çektirirdim. Sefere çıkarken sancağı, bulunduğum kadırgaya aldırırdım.

Hayır ve Hasenatlar Yaptım

Bu yıl da Cezâyir şehri ve çevresindeki bütün yetim ve fakir oğlancıkları ve gelinlik kızları toplattım. Oğlancıkları sünnet ettirip, kızları evlendirdim. Her birine ihsanlarda bulundum. Evsiz olanlara ev verdirdim, işsiz olanları işe koydum. Cenâb-ı Hak, hayır yolunda sarfedilen her emeğin ve servetin karşılığını fazlasıyla ihsan buyurur. Bunu bizzat ben hayatım boyunca tecrübe ettim. Hayır yolunda ne kadar servet harcadımsa, tez zamanda Allah, birkaç mislini ihsan eyledi.

İlgili Makaleler

Kültürümüz
Selçukluların Bir İlmî Şaheseri: Nizâmiye Medreseleri
E vvelce hususî, münferit ve mahallî olarak yapılan dar muhtevalı din öğretimi, Sultan Alp Arslan’ın emri üzerine, Bağdad’da meşhur “ Ni z â miye ” medresesinin tesisi ile (1066) birden devlet…
Kültürümüz
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
A
nadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi; Rumeli’nin fethinde Horasan alperenlerinin, dervişlerinin çok mühim bir rolü vardı. Bu şahsiyetlerden biri de Sarı Saltuk idi. 15. asrın sonunda kaleme alınan “Saltuknâme” destanı, onun hayatının mükemmel bir menkıbesidir. “Saltuknâme” üzerinde yurt içi ve yurt dışında araştırma…
Horasan erenlerinden Sarı Saltuk
Kültürümüz
Türkler, Coğrafyada da Öncü İdi
B
üyük milletler büyük insan yetiştirirler. Askerliğin üstadı, ilmin ve sanatın âşığı olan asil ve soylu milletimiz, diğer ilim dallarında olduğu gibi, mekân bilgisi dediğimiz Coğrafya alanında da, milletler arası şöhretler yetiştirmiştir. Bunların başında, Türk coğrafyacılarının pîri diyebileceğimiz Pîrî Reis, Seydi Al…
Kültürümüz
Sarıkamış Cephesinden İki Hatıra
B
irinci Dünya Harbi Sarıkamış cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök’ün hatıralarından iki bölümü aşağıda sunuyoruz: 



Anadolu Kadınının Aşkı ve Cesareti 

… 

Birkaç gün sonra idi ki ileri hareket emri verildi. Bu emir iksir gibi askerler ile subayları etkiledi. Sabırsızlıkla sabahı beklediler. İleri hareketten…
Kültürümüz
Sultan 2.Abdülhamid Han Zamanında Subayların Maaşı
1. Dünya Harbi Doğu cephesi komutanlarından Tuğgeneral Ziya Yergök, hâtıralarında, Sultan 2. Abdülhamid Han zamanında subaylara verilen maaş ve erzak hakkında da şunları kaydediyor:

****

M
eşrutiyet'ten önce bir yüzbaşı dört altın lira maaş ve dört nefer erzakı alırdı. Ki dört nefer erzakı da aşağı yukarı iki altın…
Kültürümüz
Türklerin Cihan Hakimiyeti Mücadelesi
H
azreti Muhammed'in tebliğleriyle yayılan İslamiyet, dünyaya yeni bir düzen getirdi. Abbasi Devleti kurulduktan sonra Türkler, İslam'ın yeni askerleri oldular. Abbasi Halifesi Mutasım, Türkler için Samarra şehrini inşa ettirdi. Artık Türkler, Ortadoğu'nun önemli aktörleriydiler.

Tarihi Kırılma Noktası

Türklerin Müslüman…
Kültürümüz
Singapur'da Bir Osmanlı Hayranı
S
ibiryalı Türk Seyyah Abdürreşid İbrahim, Asya - Singapur'a yaptığı seyahatlerine dair hâtıralarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 

 --- 

 Burada bulundukça birçok yerlere gittim. Pek çok adamla görüşerek tanıştım. Singapur’da yirmi kadar mescit olup, bunlardan beş büyüğü meşhurdur. Bu mescitlere…
Kültürümüz
Sibiryalı İki Hayırsever
Sibiryalı Türk Seyyah Abdürreşit İbrahim, Asya'da yaptığı seyahatlerine dair intibalarını kaleme aldığı Âlem-i İslam kitabında şöyle diyor: 


B
en İrkotski’de bulundukça misafiri olduğum dostum Şeyhullah Efendi ve büyük biraderi Zahidullah Efendiler hakkında biraz malumat vereceğim.

Hüda-yi nâbit bu iki kahramanın pederle…
Sibiryalı İki Hayırsever
Kültürümüz
Türk Kanı Çekiyor

Meşhur Türk seyyahı Abdürreşid İbrahim, seyahati esnasında trende karşılaştığı bir Tatar hanımla aralarında geçen konuşmayı şöyle naklediyor:
 
Tomski'den Ayrılış

B
en Tomski’de üç hafta kadar misafir olduktan sonra dostlara veda etmek üzere karar vermiştim. O gün dostum Zâkir Efendi de Omski'ye döneceğinden, Tayga…
Türk Kanı Çekiyor
Kültürümüz
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
S
amimi bir Türk dostu olan Claude Farrére (1876-1957), dünyaca tanınmış Fransız romancı ve hikâyecidir. Hayata deniz subayı olarak başladı ama 1919’da ordudan ayrılıp kendini tamamen edebiyata verdi. Doğu ülkelerine birçok seyahat yapan Farrére, 1902’de ilk defa İstanbul’a geldi. Gördükleri karşısında Türkiye’ye ve…
Türk Dostu Fransız’dan Kayıp Kültürümüze Dair Tespitler
Kültürümüz
İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
B

u yıl İstanbul fethinin 572. yıllını kutladık. İstanbul’un Türkler tarafından fethinin Türk-İslâm ve dünya tarihinde çok mühim yeri vardır. İstanbul 29 Mayıs 1453 günü 53 günlük bir muhasaradan sonra Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethedildi ve Orta Çağ kapandı.

Venedik devletinde asilzâde bir ailenin oğlu…

İstanbul’un Fethini Gören Bir Venediklinin Günlüğü
Kültürümüz
Türkler ve Devlet
T
ürkler ayak bastığı toprağı geçici emânet olarak değil, aslî mülk olarak görüp orada hemen bir devlet kurmuşlardır. Dünyâ bir zamanlar Türk sancaklarının dalgalandığı büyük bir Turan ülkesiydi. Bu Turan ülkesinde Türkler irili ufaklı devletler dışında 16 büyük devlet kurmuşlardır. 
 
Devlet kurmak zor, büyük olmak daha…
Türkler ve Devlet