Azerbaycan-Türkiye Kardeşliği Sarsılmazdır!

Sevil Nuriyeva 07.11.2026 16

S
Sevil Nuriyeva - Türkiye Gazetesi
Sevil Nuriyeva - Türkiye Gazetesi
ovyetler Birliği’nin resmen çöküşüyle birlikte Türkiye, ilk günden itibaren kardeşlik bağına sahip çıktı. Azerbaycan’ın bağımsızlığını tanıyan ilk devlet Türkiye oldu. İlk günden itibaren, Birinci Karabağ Savaşı dâhil en zor dönemlerde de resmî veya gayriresmî olarak elini Azerbaycan’ın üzerinden çekmedi.

Sovyetlerin çöküşüyle birlikte büyük ölçüde ortadan kalkmış olan Azerbaycan’ın ordu anlayışı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin desteği ve askerî stratejileriyle yeniden inşa edildi.

İşgal sonrasında Karabağ’dan mecburen göç etmek zorunda kalan Azerbaycanlıların ömürleri büyük zorluklarla geçti. Çadır evlerde, ekmeksiz, susuz ve ağır şartlar altında hayat mücadelesi verdiler.

Türkiye’nin Kızılay’ı, o zor günlerde bu insanların ekmeği, suyu oldu. İnsani yardım dernekleri ve vakıfları, savaşta anne ve babasını kaybeden yetim ve öksüz çocuklara ana baba oldu. Siyasi partileri, siyasetçileri ve bürokratlarıyla Türkiye, Azerbaycan’la yakından ilgilendi. TBMM’de Azerbaycan’ın hakkı ve hukuku savunuldu.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin komutanları, Azerbaycan ordusundaki asker-komutan ilişkisini doktrinsel anlamda değiştirdi. Sovyet sistemindeki askere yapılan muameleyi bilenler, ne söylemek istediğimi gayet iyi anlıyor.

Hatırlıyoruz; TSK’nın Azerbaycan ordusunun yeniden yapılandırılması için gönderdiği komutanların Azerbaycan askerine ilk öğrettiği şeylerden biri, savaş sürecini yönetme kabiliyeti ve liderliğin düsturuydu. Azerbaycan’ın genç askerleri bunu büyük bir gururla herkese anlatırdı.

Azerbaycan ordusunun Karabağ’daki zaferinin temelinde yatan doktrin değişimini, bağımsızlıkla birlikte başlayan Türkiye desteği ve etkisiyle beraber analiz etmeliyiz.

Ve elbette siyasi irade…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, geçmişten gelen bu birikimi şahlandırdı. Zafere giden yolda, sürekli olarak “Gardaşım” diye hitap ettiği İlham Aliyev’le birlikte hareket etti. Tek yumruk olarak, her platformda Azerbaycan’a verdiği kesintisiz destekle, görünen ve görünmeyen nice planlamayla bu sürecin içinde yer aldı.

Millî hafıza ve tarih, bunları unutmadı, unutmayacaktır.

Azerbaycan ve Türkiye’nin bütün kurumsal yapıları; Dışişleri Bakanlığından MİT’e, TSK’dan İletişim Başkanlığına kadar bütün kurumlar, Azerbaycan’daki muhataplarıyla birlikte, bu manevi bağın ışığında hareket etti. Böylece millî irade zaferle taçlandı...

Evet, Türkiye 1990’lı yıllardan itibaren Azerbaycan’a destek oldu. Fakat bu desteğin en parlak döneminin Erdoğan ve Aliyev dönemi olduğunu, bu birliktelikten de zaferin doğduğunu tarih kitapları muhakkak yazdı ve yazmaya devam edecektir.

Bu ruh, bu kan aynı kandır…

Çanakkale ve Batum savaşlarında, Kurtuluş Savaşı döneminde de Türkiye’yi kendi kanı, canı bilen binlerce Azerbaycan Türkü vardı. Bugün de darda, zorda ve mutlulukta kardeşinin yanına koşan Azerbaycan Türkü profili aynıdır.

1918’de Konya’dan, Bursa’dan, Halep’ten ve İstanbul’dan Bakü’ye, Gence’ye ve daha nice şehre Ermeni ve Bolşevik çetelerine karşı mücadele etmek için gelenler de; Çanakkale’de kardeşinin darda olduğunu düşünerek yardıma gitmesi gerektiğini söyleyen Şamahı, Gence ve Nahçıvan Türklerinin Kurtuluş Savaşı’na destek için yola çıkan evlatları da aynı ruhun temsilcileriydi... Aynı kan, aynı dil, aynı din, aynı ruh…
Bu zafer, Azerbaycan’ın şanlı tarihi kadar, Türkiye başta olmak üzere bu zaferle ağlayan, sevinen ve elinden gelen her türlü desteği veren kardeşliğin de zaferidir.

Zaferin mübarek olsun, can Azerbaycan!

İlgili Makaleler

Kafkasya-Kırım
AZERBAYCAN, ÂLİM VE EVLİYALAR DİYARIDIR
A zerbaycan, sıradan bir ülke değildir. Maalesef bu ülkenin petrolü bilinmekte ve fakat asıl değerleri yeterince bilinmemektedir. Mahmûd-ı Şebüsterî gibi büyük bir sûfî, Nizâmî-i Gencevî ve Hâkānî…
AZERBAYCAN, ÂLİM VE EVLİYALAR DİYARIDIR
Kafkasya-Kırım
Azerbaycan Sovyet Esaretine Nasıl Düştü?
1917 İ le 1920 yılları arasında Kafkasya ve Anadolu hattında yaşanan hadiseler, Türkiye ve Azerbaycan tarihinin en trajik, en stratejik ve günümüzde hâlâ en çok münakaşa edilen mevzularından birini…
Azerbaycan Sovyet Esaretine Nasıl Düştü?
Kafkasya-Kırım
II. Abdülhamid Han Karaçay Türklerini Konya'nın Başhüyük Köyüne Yerleştirdi
S ultan 2. Abdülhamit’in emri ile 1900 yılında ve onun çizdiği Osmanlı Hilali şeklindeki planla inşa edilen Başhüyük beldesi Sarayönü’nün en düzenli yerleşim yerlerinin arasında ilk sırada yer…
II. Abdülhamid Han Karaçay Türklerini Konya'nın Başhüyük Köyüne Yerleştirdi
Kafkasya-Kırım
TARİHTE KIRIM
K ırım, stratejik konumu sebebiyle tarih boyunca çeşitli halklara ev sahipliği yapmış, önemli bir konuma sahip olmasından dolayı pek çok kez işgale uğramış bir yarımadadır. Tarih boyunca bu…
TARİHTE KIRIM
Kafkasya-Kırım
Kırım Hasreti
K albimizi titreten yanık bir türküsün sen Gönülde tazelenen nazenin ülküsün sen Boynumuz bükük kalır boynun bükük kaldıkça Mâziyi yâd eyleriz hayallere daldıkça Seni ele yâr etti güçlülerin atası…
Kafkasya-Kırım
Kırım'ı Kurtarmak
S
osyolojinin kurucusu, Muhammed ibn Haldun’un “coğrafya kaderdir” sözü malûmdur…

Anadolu, medeniyet yahut gönül coğrafyamızın Endülüs’ten Doğu Türkistan’a, Kırım’dan Yemen’e kesişme çizgisinin merkezindedir.
 
Tasvir ettiğimiz bu coğrafya, kaderimizdir.
 
Kader karşısında boynumuz kıldan incedir!..
 
Anadolu’nun fethi, Muhamm…
Kırım'ı Kurtarmak
Kafkasya-Kırım
AZERBAYCAN’IN İLK TÜRKİYE SEFİRİ
Ç
arlık Rusya’sının yıkılmasından sonra 28 Mayıs 1918’de Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kuruldu. Yeni cumhuriyeti ilk tanıyan da Osmanlı Devleti oldu. İbrahim Abilof ilk sefir olarak Türkiye’ye geldi. Maalesef bu cumhuriyetin ömrü uzun olmadı. 28 Nisan 1920’de Sovyetlerin Bakü'yü işgali ile ortadan kaldırıldı. O…
Kafkasya-Kırım
Seyyahlara Göre Kırım’da Sosyal Ve Kültürel Hayat
A
raştırmamıza konu olan seyyahlar, yabancı bir müşahit olarak Tatarların sosyal, kültürel ve iktisadi durumu hakkında dikkate değer bilgiler kaydetmişler.. Şehirlerde gördüklerini not alan seyyahlar bu coğrafyada yaşayan insanları inceleme fırsatı bulmuşlardır. 

Seyyahların Tatarlar arasında özellikle dikkat çektikleri…
Kafkasya-Kırım
Seyahatnamelerde Kırım
K
aradeniz’in kuzeyinde yer alan ve jeopolitik açıdan oldukça önemli bir yerde bulunan Kırım, tarih boyunca Rusya’nın genişleme politikasının kilit noktasını oluşturmuştur. Altın Orda devletinin dağılmasından sonra bu bölgede kurulan Kırım Hanlığı, Osmanlı Devletinin himayesiyle birlikte Rus işgaline kadar olan süreçte…
Seyahatnamelerde Kırım
Kafkasya-Kırım
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
A

kdeniz’deki Kıbrıs adası, bizim için ne anlama geliyorsa Osmanlı ceddimizin "Siyahdeniz" dediği Karadeniz’e bakan Kırım yarımadası da aynı değerdedir.

Ecdadımız, yüksek devlet adamı idrakiyle hem Akdeniz ve hem de Karadeniz’e büyük ehemmiyet vermişlerdi. "Akdeniz" derken yaptığımız tarifi, bugünkü Akdeniz’den ibaret…
Kırım, Türkiye’nin Parçasıdır…
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Hazin Günü
T

arihin en karanlık sayfalarından biri, 18 Mayıs 1944 gecesi Kırım’da yazıldı. Kırım Tatar halkı, Sovyet lider Josef Stalin’in gizli kararnamesiyle, sadece 15 dakikalık bir hazırlık süresiyle evlerinden koparıldı.

250 Bin İnsanın Yarısı Yollarda Can Verdi 

Kadın, çocuk, yaşlı demeden binlerce insan hayvan…
Kırım'ın Hazin Günü
Kafkasya-Kırım
Kırım'ın Kara Günleri
K

ırım Türkleri, asırlar boyunca yaşadığı Kırım topraklarının stratejik öneme sahip olmasından dolayı sürekli olarak Rusların baskısı altında kalmıştı. Kırım’ın Küçük Kaynarca Anlaşması (1774) sonrasında Osmanlı himayesinden çıkıp, ardından Rus Çarlığı tarafından ilhak edilmesiyle (1783) baskının şiddeti ve…

Kırım'ın Kara Günleri