GEMİLERDEKİ KUR’ÂN-I KERÎM SIRRI

Doç. Dr. Cihat Yaycı 17.09.2026 13

T
Müstafi Tümamiral Doç. Dr. Cihat Yaycı
Müstafi Tümamiral Doç. Dr. Cihat Yaycı
ürk donanması yüzlerce yıllık köklü geleneklere sahiptir. Bunun sebebi Türklerin gemilerini evleri gibi görmesidir. Yeni evlenen insanların evlerine ilk girişlerinde Kur’ân-ı kerîm ile girmesi Türk toplumunun geleneklerinden birisidir. Bu durum gemilerimizde de bu şekildedir. Gemiye ilk önce Kur’ân-ı kerîm girer. Su üstü gemilerimizde ana direğin en üst noktasına, denizaltılarda ise inşa edilirken omurganın içine özel bir muhafaza ile Kur’ân-ı kerîm yerleştirilir. Gemilerimizin bir fırtına veya tehlike atlattığı durumlarda mürettebatın yaptığı ilk iş, Kur’ân-ı kerîm’in yerinde olup olmadığına bakmaktır. Kur’ân-ı kerîm’in gemilerimizi koruduğuna inanılır. Türk Deniz Kuvvetleri de geleneklerine bağlı bir yapılanma. 


Türk Donanması gemilerine tarihî şahsiyetlerin isimlerini verir. Türk donanmasında gemi isimleri sürekli birbirine devreder. Donanmamızın her komutu besmele ile başlar. Kurban Bayramı’nda veya ciddi bir tehlike atlatıldığında mutlaka gemi adına hayvan (kurban) kesilir. Kanı demir loçasından akıtılır ve personelin alınlarına sürülür. Donanmanın gelenekleri halkın inançları ile bütünleşmiştir. 

Benim de görevde olduğum ve 2019 yılında gerçekleştirilen ilk Mavi Vatan Tatbikatı’nda gemilerimiz Barbaros Hayrettin Paşa’nın türbesini selâmlayarak İstanbul Boğazı’ndan geçiş yaptı. Ayrıca aynı yıl Deniz Kuvvetleri Komutanlığı karargâhının girişine Barbaros Hayrettin Paşa’nın sancağını yerleştirdik. Bu sırada Barbaros Hayrettin Paşa’nın türbesini vasiyetine uygun hâle getirerek halkın ziyâretine açtık. Türbede yapılan düzenlemelerle Barbaros Hayrettin Paşa’nın mezarı başında sürekli yanacak olan bir kandil ve deniz sesini duyacak şekilde bir ses tertibatı da hazır hâle getirildi. 2019 yılından bu yana İstanbul Boğazı’ndan geçiş yapan gemilerimizin türbeyi selamlaması daimî bir emirdir ve gelenek hâline gelmiştir. Türk Deniz Kuvvetleri tarihi ile bütünleşmiş bir kuvvettir. 

İlgili Makaleler

Medeniyetimiz
Türklerin Maruz Kaldığı İşkence, Katliam ve Soykırımlar
T ARİHTE EN ÇOK MAĞDURİYETİ TÜRKLER YAŞAMIŞTIR Av. Ramazan Eren Tarihî kaynaklara göre sadece “ şer asrı” olarak tanımlanan 20. yüzyılda 170 milyondan fazla insan hayatını kaybetmiştir. Bu sayının 60…
Türklerin Maruz Kaldığı İşkence, Katliam ve Soykırımlar
Medeniyetimiz
Muhteşem Bir Hatırat: Gazavât-ı Hayreddîn Paşa
B Zahid Demir - Siyaset Bilimci üyük Türk Amirali Barbaros Hayreddin Paşa hatıralarını, denizci, şair ve yazar dostu Seyyid Murâd Çelebi ’ye (Murâdî) Türkçe olarak yazdırdı. Osmanlı literatüründe " G…
Muhteşem Bir Hatırat: Gazavât-ı Hayreddîn Paşa
Medeniyetimiz
Nasıl Bir Millî Eğitim?
Ü lkemizde 80-90 senedir ilk ve ortaöğretim tarih derslerinde, milattan önce yaşamış, aşağıda isimleri yazılı milletler ve devletler okutuldu. Bunlardan bir kısmı: “Babiller, Asurlar, Sümerler,…
Medeniyetimiz
Kars'ın Hazin Günü
Ç
ar Nikola’nın güvenip Kafkasya’ya genel vali olarak gönderdiği Varansov Taşkov ciddi bir enerji sahibiydi. Türkler arasındaki kaynaşmayı ve çalışmayı da görerek bu azimlerini yenmek için, Çar’dan aldığı direktifle Kars’ta bir abide yapılmasına karar verdi. Bu abide, 93 Harbi’nde Kars’a giren ilk Rus askerlerinden,…
Kars'ın Hazin Günü
Medeniyetimiz
Türk Asrı!
C
ihan imparatorluğumuzu kaybettiğimiz geçen asır boyunca adeta sürünerek, burnumuzdan soluyarak, tarihin hiçbir devrinde olmadığımız şekliyle edilgen (büyük güçlerin uydusu) bir halde yaşadık.

Çağımızın ünlü mütefekkiri (düşünür) üstad Necip Fazıl, bu korkunç durumu, şu ibretlik cümlesi ile dile getirir: ‘O yükseklik, o…
Türk Asrı!
Medeniyetimiz
1915'te Çanakkale’de Türk

İngiliz’in vakit vakit gemi ile siperden

Yine bolca gülle, bomba savurduğu bir gündü
Hızlı hızlı geçiyordum, tehlikeli bir yerden
Birden bire gözlerime büyük bir şey göründü.
Böyle büyük görünen şey pek küçük bir insandı.
Fakat bana çok dokundu ayaklarım bağlandı.

          **********

Ateşlerin yaladığı bu düzlükten geçenler…

1915'te Çanakkale’de Türk
Medeniyetimiz
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
B
ağdat Fatih'i IV. Murad Han üstün zeki, çok güçlü, kahraman, cesur bir padişah idi. Bu yöndeki bazı hususiyetleri aşağıdadır:

“Korku hissine tamamen yabancıydı. Yayını çektiği bir ok, bir tüfek mermisinden daha uzağa giderdi. Attığını derhal devirmede mâhir idi. Ağabeyi II. Osman (Genç Osman) gibi bütün sporlarda en…
Müstesna Bir Padişah IV. Murad Han
Medeniyetimiz
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
A
bdullah Fevzi Efendi (Tanrıkulu), 1883 yılında Konya’nın Bozkır ilçesi Hocaköy’de doğdu. Babası Yusuf Efendi, annesi Fatma Hanım’dır. Baba ve dedeleri de kendisi gibi ilim ve tasavvuf ehlidir. İlk tahsilini köyünde yaptıktan sonra Konya’ya geldi. Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında Konya’nın ilim erbabı ve eşrafının…
Konya'nın Unutulan İslâm Âlimi: Abdullah Fevzi Efendi
Medeniyetimiz
Valide Sultan’ın Vakfiyesi
İ

stanbul’da Hadice Turhan valide sultanın, 1597 yılında başlatıp 1665 yılında tamamlattığı Yenicamii külliyesinin Süleymaniye Kütüphanesi’nde Yenicamii kitapları arasında 150 numarada kayıtlı 168 sayfalık Türkçe bir vakfiyesi vardır. 19x30 cm ebadında bu vakfiye, mimari külliye kadar değerlidir. Terazinin bir gözüne…

Valide Sultan’ın Vakfiyesi
Medeniyetimiz
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
B
arbaros Hayreddin Paşa Fransa'nın Osmanlılar'dan yardım isteği üzerine 28 Mayıs 1543'te yüz on gemilik bir filo ile Nice seferine çıktı. Mesina, Reggio ve Ostia gibi İtalya sahillerini vurduktan sonra Marsilya'ya vardı. Burada Fransızlar tarafından merasimlerle karşılandı. 

On altı gün Marsilya'da kalan Hayreddin Paşa,…
Barbaros Hayreddin Paşa’nı Fransa Seferi
Medeniyetimiz
Kıbrısın Fethi
A

ltıncı Taaruz

Bundan önceki beş taarruzda Türkler istedikleri neticeyi elde edememişlerdi. 1 Ağustos 1571 Çarşamba sabahı altıncı Türk taarruzu başlatıldı. Bu taarruzda ellerinde gürzleri olduğu halde komutanların da taarruza katıldıkları görülüyordu. Bu hadise askerleri coşturmuştu. Çok şuurlu ve akıllıca bir ölçü…

Kıbrısın Fethi
Medeniyetimiz
Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar
T

oplumları bozan en mühim sebep taklittir. O bozulma dönemi başlamaya görsün. Süreç çok çabuk gelişir.

Batı tâlim ve terbiyesi (eğitim ve öğretimi) kendi istikâmetinde milletimizi yönlendirmeye başladı. Şimdi ufak değişmelerle bu eğitim yıllardır devâm ediyor. Mustafa Necâti ile başlayan seküler eğitim…

Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar