
Birinci Cihan Harbi'nde Ruslar, esir aldıkları 70 bin kadar Osmanlı askerlerini Sibirya'daki 40 kampa gönderdiler. Harpten dolayı Rusların kendi erkekleri de askere alındığından, Rus köylü kadınları zirai mahsullerini hasat edemiyorlardı. Bunun için Türk esirlerin temsilcisi Fahrettin Erdoğan'dan çalıştırmak üzere Osmanlı esirlerini talep ettiler. Fahrettin Erdoğan hatıralarında diyor ki:
"Kamplardaki bir kısım esiri trenlere bindirdik. Dağıtım yerine gelindiğinde Köylerden gelen binlerce kadın toplanmış, kendilerine iş yapacak esirleri bekliyorlardı. Tren kapıları açılınca bütün kadınlar esirlerin içine daldı, her biri bir esiri yakaladı. Biz de esirin ve götürenin hüviyetini, nereye götürüldüğünü kaydediyorduk. Herkes bir esiri alıp gittikten sonra, ihtiyar, sakallı ve evvelce Erzurum'da kehribarcılık yapan Ahmet Ağa adındaki esir orta yerde dikili kaldı. Bu Türk ihtiyarına yerli başka bir Türk ihtiyarı sahip çıkıp yanına yaklaştı, gün görmüş iki ihtiyar birlikte eve gittiler.
Hasat işi bitince Türk esirlerini yirmişer yirmişer toplayarak yeni elbise, pasaport ve harçlıkla İran'a kaçırıyorduk. İç Rusya köylülerinin saf, temiz insan olduklarını bildiğimizden kendilerine 'Annelerine, evlerine gönderilecekler, müsaade edin' gibi sözler söyledik. Hepsi de ağlayarak esirleri bize teslim ederken çamaşır, azık, harçlık da verip, ayrıca bir de esirlerin boyunlarına sarılıp sanki öz evatlarını yolcu eder gibi, onları ta Orenburg'a kadar yolcu ediyorlardı. Rus hükümetince kendilerine verilecek cezadan da hiç korkmuyorlardı. İç Rusya halkı, Çar zamanında henüz safiyetini bozmadığı için hiçbir kimseye de kötülük etmeyi istemezdi.
Kaynak: Türk Ellerinde Hatıralarım