
"Sadakatli Mareşalim Osman Paşa!
Daha evvelce elde etmiş olduğun kahramanlıklarına ilave olunan yeni gazan ile Osmanlılığın şanını ve askerimizin namus ve şerefini yücelttin. Allahü teâlâ ve nebilerin iftiharı Hazreti Peygamber, her iki dünyada yardımcın olsun. Bütün komutan ve subay ve öz evladımdan daha önce gelen ve göz sevincim olan (manen) yardım görmüş asker evlatlarıma tek tek selam ederim. Mert ve kahramanca gazalarıyla padişahlarını memnun ve hoşnut ediyorlar. Cenab-ı Hak da kendilerini kazanç ve ebedî mutluluğa nail ve İslam sancağının korunması uğrunda daima bu gibi gazalara muvaffak kılarak maddî ve manevî değerleri mükafat mertebelerine ulaştırsın. Bu hizmetinize mükafat olarak zatınıza bir Osmanlı nişanı verdim. Ve komutan ve subaylar hakkında arz ettiğin rütbe hediyelerin yerine getirilmesini emrettim. İnşallah askerin kahraman olanlarının hakları olan övünç madalyalarını da döndüklerinde kendi elimle verir ve yakalarına takarım."
Gazi Osman Paşa da, kendisine bahşedilen Gazilik ünvanı dolayısıyla İstanbul'a bir teşekkür mektubu göndermiştir. Bu mektubun sureti şöyledir:
"Mabeyn-i Hümayun Başkitabeti Makamına:
Yardımcıların en hayırlısı Allah'ın ilahi yardımı ve Peygamberlerin Efendisinin ruhani desteği ve gerçekleri bilen padişah ve şahlar şahı ve adaletli efendimiz hazretlerinin pak teveccühlerinin sonucu ile meydana gelen muharebelerde muvaffak olunan, devlet ve milletin düşmanının cezalandırılıp yola getirilmesinin ebedî mükafatı olmak üzere kullarına Gazilik ünvanı ile kıymetli taşlarla süslü Osmanlı nişanı ve kılınç ve iki at padişahın hediyesi olarak verildiği yüksek sadaret makamından telgrafla belirtilmiş ve müjdelenmiştir. Velinimet efendimiz hazretlerinin bu ana kadar hakkına bendeniz üzerinde şayan buyurulan padişahın lütuf ve ihsanının henüz binde birinin şükür ve şükranını ifa edebilmiş değilim. Bu konuda tam bir gayret meydana koymamış olduğum hâlde lütuf üzerine lütuf olmak üzere bu defa da bu fakir kulları şu şekilde şereflendirmiştir. Padişahın yakın alakaları ve böyle bir büyük lütfun teşekkürünü yerine getirme ancak padişah uğrunda cansiparane hizmet edilmesine bağlıdır. Bu fakir kulları ise zaten bu uğurda canımı feda ederek hayatından geçmeye hazır bulunmam dolayısıyla sırf lütuf ve hazreti padişahın ihsanına karşılık arz ve teşekkür ve bu yüce lütufta tebrik ve kutlama yolunda şayan buyurulan vekaletpenahilerinin yüksek müsaadelerine teşekkürlerimi takdim ederim. Padişah hazretlerinin yüksek lütuflarına şimdiye kadar teşekkür arzında bulunulamaması yolların kapalı olmasından ileri geldiğinden bu konuda kaçınılmaz olarak meydana gelen bu fakirin kusurlarının affedilmesini temenni ederim." Gazi Osman Paşa 4/16 Ekim 93/77