Cinque Terre
Sultan Abdulhamid Han'ın Ecdadı Karakeçili Aşireti ve Ertuğrul Gazi'ye Vefası M. Şakir Ülkütaşır
S

ultan Abdülhamid Han, Söğüt’e; ecdadı Karakeçili aşireti ve Ertuğrul gazi törenlerine hususi bir ihtimam ve ilgi gösterirdi. Özellikle Söğüt ve Bilecikli Karakeçili askerlerden oluşan “Ertuğrul Alayı” adı altında bir Türk muhafız taburu teşkil etmişti. Ayrıca kendisinin binmesine mahsus maiyet vapurlarından birine “Söğütlü” diğerine de “Ertuğrul” isimlerini vermişti.
 
Padişah, Ertuğrul Gazi'nin türbesini mükemmelen tamir ettirdiği gibi, türbeye ayrıca kıymetli bir halı, bir avize, bir gümüş şamdan, iki büyük saat ve bir de -sanduka üzerine örtülmek için- eliyle verdiği çok değerli şal hediye etmiştir.

Millî mücadelede, düşmanlar bu türbeyi tahrip etmişler, içindeki eşyanın bir kısmını söküp kırmışlar; bir kısmını da alıp götürmüşlerdir.

Ertuğrul Gazi Törenleri

Çok eski devirlerde Anadolu'nun muhtelif yerlerinden (bilhassa Bilecik, Kütahya, Eskişehir, Bursa, Balıkesir, Afyon, Manisa ve Muğla bölgelerinden) gelen bir takım aşiret halkının katılmasiyle Söğüt'te Ertuğrul Gazi türbesinde her yıl bir tören yapılırdı. Şu kadar var ki bu törene, büyük bir çoğunlukla, Karakeçili oymakları iştirak ederdi. Karakeçili aşiret Beyi, törenden onbeş gün önce bu aşiretin bulunduğu yerlerdeki oymak reislerine birer mektup göndererek halkı ziyarete davet ederdi. Bunun -kabile an'anesine göre- sebebi de Ertuğrul Bey'in Karakeçili aşiretine mensup olması ve bu aşiretin Başbuğu bulunması idi.

Büyük ve kalabalık bir aşiret olan Karakeçililer, Oğuz Türklerinin Kayı boyuna mensup olup, bunların bir kısım oymakları Moğolların baskı ve saldırışları üzerine Ertuğrul Bey ile beraber Horasan-Azerbeycan -Ahlat yoliyle Anadolu'ya gelmişlerdir. Ertuğrul Bey'in Söğüt çevresine gelişi komşuları bulunan Germiyan Oğullarından sonra olup, XIII. yüzyılın ikinci yarısına rastlar.

Ertuğrul, Söğüt'te bir Uç Beyi olarak yerleştiği zaman, bu oymaklar da onunla beraber, Söğüt ve çevresinde yerleşmiş ve az sonra kurulan Söğüt Beyliği'nin etnik dayanağını teşkil eden birer unsur olmuşlardı. Bilâhare Osmanlı Türklerinin fütuhatı Batıya doğru genişledikçe, Karakeçili oymakları da Anadolu'nun bu bölgesine yayılmış, buralarda yüzyıllarca yarı göçebe halinde yaşamıştır.

Yörük Bayramı

Ertuğrul Bey'in hayat ve hâtırasını anmak maksadiyle Söğüt'teki türbesinde yapılan bu tören, önceleri, tamamen aşiret geleneklerine dayanmak üzere, sadece millî bir renk taşıyor ve o gün Karakeçili aşireti için bayram sayılıyordu. (Söğüt ve dolayları halkı yapılan bu törene bugün dahi "yörük bayramı" demektedir). Bu tören, gitgide millî-dinî bir vasıf almıştır. Abdulhamîd zamanında ise, hemen hemen resmî bir hüviyet kazanmıştır.

Tören günü, Söğüt ve dolaylarında oturanlardan başka bilhassa Batı Anadolu'nun muhtelif yerlerinde bulunan Karakeçili oymakları ve diğer Türkmen Obaları, alay alay Söğüt kasabasına gelirler, bu bayrama katılırlardı.

Törene katılan aşiretler halkı, eski sancakları, sırmalı çepkenleri, mor püsküllü puşu (yâni serpuş) ları, tarihî miğferleri, meşin silahlıkları, bunların arasına sokulmuş yatağanları, mercanlı hançerleri, çakmaklı piştovları (yâni tabancaları) ve ayaklarında geniş sokmanları (yani meşin çizmeleri), kısacası millî kıyafetleri, levendâne tavırları ile davetlilerin dikkatini çekerlerdi. Büyük bir kısmı atlı olan bu halk, önde ihtiyarlar, arada orta yaşlılar ve arkada da gençler olmak üzere kasaba dâhilinden türbeye kadar bir de "resmi geçit" yaparlardı.

Tören günü, mevlûtlar okunur, kurbanlar kesilir, uzun ve geniş sundurmalı misafirhane önünde kazanlarla etli pilâvlar pişirilir, bütün davetlilere ziyafet verilirdi. Türbe önünde ve yüzyıllık çamlarla dolu bahçenin içinde yapılan bu millî törenden sonra, seçkin efeler tarafından civardaki alanda cirit ve kılıç-kalkan gibi gene millî oyunlar oynanırdı.

Yine vaktiyle bilhassa Karakeçili Beyleri, dünyaya bir erkek evlâtları gelince 50-60 kadar atlı ile Söğüt'e gelerek türbeyi ziyaret ederler, kurbanlar keserler, üç gün üç gece türbe bahçesinde kalırlardı; bu sırada bazan meydanlara çıkıp cirit de oynarlardı,

Resmi bir hüviyet kazanmıştı

İşte Söğüt'te Ertuğrul Gazi türbesinde yapılan bu millî ve tarihî tören, Osmanlı İmparatorluğu'nun son zamanlarına kadar devam etmiş, hattâ -yukarda da işaret ettiğimiz gibi- Sultan Abdulhamîd zamanında buna, başta padişahın bir temsilcisi bulunmak suretiyle, aşağı yukarı resmî bir hüviyet kazanmıştı. O gün, Karakeçili Beylerine, Oymak Reislerine, hükümdarın temsilcisi tarafından nişanlar dağıtılır; törene Yıldız'ın Ertuğrul Alayından ayrılmış askerî bir kıt'a ile bir de bando iştirak ettirilirdi.

Söğüt'ün Türk tarihinde büyük ve müstesna bir yeri olduğunu unutmamalıyız. Bu güzel yurt köşesi, Bursa - İstanbul - Sofya – Belgrad - Beç ve oradan Viyana kapılarına dayanan büyük ve tarihî yolun başı, daha açık bir ifadeyle Osmanlı-Türk Devleti'nin ilk hareket ve kuvvet noktası olmuştur. Nitekim büyük Türk Hükümdarı Alparslan'ın Malazgirt zaferi (26 Ağustos 1071) de daha önce Anadolu ülkesini ebedî bir "Türk Yurdu", bölünmez bir "Oğuz ili" olarak taçlandırmıştı.
Başlık Yazar
Sultan Abdülhamid Han'ın Mülkleri Rahim Er
Sultan Abdulhamid Han'ın Milliyetçiliği Necip Fazıl Kısakürek
Sultan Abdulhamid Han Tıbbiyeye Çok İhtimam Gösterdi Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci
Burma (Myanmar) Müslümanları II. Abdülhamid Han'ı Dillerinden Düşürmezdi Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil
Yıldız Hamidiye Camii Rahim Er
Sultan Abdülhamid Han’ın Naaşı Önünde Ahmet Refik
Sultan Abdülhamid Han'ı Tanımak Prof. Ekrem Buğra Ekinci
Yahudilerin Sultan Abdulhamid Han’a Teşekkürü Prof. Dr. Ahmet Akgündüz
Sultan Abdulhamid Han'ın Efsanevi Mirası Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci
Sultan Abdülhamid Han’nın İçtimai Siyaset Anlayışı Melik Arvas
Sultan Abdulhamid Han’ın İspanyol Elçisine Verdiği Muhteşem Cevap Ö. Serdar Akın
Sultan Abdülhamid Han’ın Osmanlı Devleti İle Japonya’yı Mukayesesi Doç. Dr. F. Şayan Ulusan Şahin
Sultan Abdülhamid Han ve Müşfika Hanım Ö. Serdar Akın
Sultan Abdülhamid Han’ın Verdiği Ders Vakanüvis
Sultan Abdülhamid Han'ın Dış Siyasetteki Hassasiyeti Ö. Serdar Akın
Sultan Abdülhamid Han’ın Söğüt Bölüğü Tahsin Paşa
Sultan Abdulhamid Han Bütün Osmanlı Coğrafyasını Fotoğraflaştırdı Murat Öztürk
Abdülhamid Han’ın Ramazan-ı Şerif ve Hırka-i Saadet Ziyaret Günleri Şadiye Osmanoğlu
Mazlum Bir Padişah: Sultan Abdülhamid Han Rahim Er
Sultan Abdülhamid Eğitim ve Araştırma Hastanesi Rahim Er
Sultan İkinci Abdülhamid Han ve Eğitim Politikası Ayhan Çiftçi
Üç Kıtanın Son Hükümdarı Sultan İkinci Abdülhamid Han İbrahim Akkurt
İttihatçı Basının Abdülhamit Hân Düşmanlığı Yavuz Bahadıroğlu
Sultan Abdülhamid Han’ın Habeşistan Siyaseti Prof. Dr. A. Hâluk Dursun
Abdülhamit Han'ın Büyük Bir Kültür Hizmeti: Yıldız Kütüphânesi Ö. Serdar Akın
II. Abdülhamid Han'ın ABD Elçisine Anlattıkları Yavuz Bahadıroğlu
Abdülhamid Han’ı ‘‘Gazi’’ Yapan Zafer 1897: Türk-Yunan Savaşı Ömer Faruk Yılmaz
Sultan Abdülhamid Han Zamanda Ermeniler İle İlgili Bir Muhtıra-i Hümâyûn Mehmet Hocaoğlu
Sultan Abdülhamid Han Ekonomik Krizi Nasıl Aştı? Ziya Şakir
Dolmabahçe Sarayında Bayramlaşma Merasimi Şadiye Osmanoğlu
Sultan Abdülhamid Han’ın İsmini Yaşatan Hizmeti: Hamidiye Etfal Hastanesi Göksel Erdoğan
Abdülhamid Han’a Kızıl Sultan Diyen Kimlerdi? Mehmet Hocaoğlu
Sultan Abdülhamid Han’ın En Büyük Projesi: Hicaz Demiryolu Cüneyt Teke
Sultan Abdülhamid Han’ın Türkçe Hassasiyeti Prof.Dr.Vahdettin Engin
Sultan Abdülhamid Han’ın İsmini Yaşatan Hayırlı Bir Hizmeti: Hamidiye Suyu Abdullah Zülgaip Akkuş
Abdülhamid Han’ın Büyük Din Gayreti Nurettin Topçu
Sultan Abdülhamid Han’ın Fazilet Mirası: Darülaceze Selman Keklik
Sultan Abdulhamid Han'ın İleri Görüşlülüğü Sara Korle
Sultan Abdülhamid Han'ın Uzak Doğu Siyaseti Editör
Sultan Abdülhamid Han'ın Büyük Basiret ve Cesareti Editör
Çanakkale’nin Gerçek Kahramanı Bir Devrik Sultan: “Abdulhamid Han” Resul Tosun
Sultan Abdulhamid Han'ın Tıp ve Eczacılığa Verdiği Büyük Önem Said N.Duhani
Sultan Abdülhamid Han Devrinde Yıldız Saray’ından Bir Hatıra Ayşe Osmanoğlu
Sultan Abdülhamid Han’a Çirkin İftira Ö. Serdar Akın
Sultan Abdülhamid Han’ın Şefkat ve Merhameti Ziya Şakir
Sultan Abdülhamid Han’ın Tahtan İndirilmesine Japonlar Müteessir Oldu Abdurreşid İbrahim
Sultan Abdülhamid Hân’dan Van’a Kitap M. Ali Demirbaş
Sultan Abdülhamid Han'ın, Günlük Meşguliyetleri Ziya Şakir
İleri Görüşlü Sultan: II. Abdülhamid Han Yrd. Doç. Dr. Mustafa Şeker
Sultan Abdülhamid Han Hayranı Bir Yunanlı Yazar Tercüme eden: Hayrettin Turan
Sultan Abdülhamid Han’ın Dinî Hassasiyeti Ve İnce Siyaseti Ziya Şakir
Sultan Abdülhamid Hanı Şifaya Kavuşturan Dua Ziya Şakir
Sultan Abdülhamid Han Siyasette Olduğu Gibi Sanatta da Dehaydı Ziya Şakir
Abdülhamid Han’ın Kıyas ve İctihad İle İlgili Fikirleri Ö. Serdar Akın
Sultan Abdülhamid Han'ın Cesaret ve Vakârı Ö. Serdar Akın
Sultan Abdulhamid Han'ın Ecdadı Karakeçili Aşireti ve Ertuğrul Gazi'ye Vefası M. Şakir Ülkütaşır
Amerikalı Bir Doktorun Gözü İle Abdülhamid Han ve Hamidiye Hastahanesi Dr. Hasan Fevzi Batırel
Sultan Abdülhamid Han'ın Ramazan-ı Şerif Hassasiyeti Prof. Dr. Vahddin Engin
Güney Afrika'dan Sultan'a Mektup Var Osman Sarper
Sultan II. Abdülhamîd Han Editör