Cinque Terre
Abdülhamid Han'ın İttihadçılar'a Verdiği Ders İbrahim Hakkı Konyalı
B

irinci Dünya Harbi’ni çarçabuk bir neticeye bağlamak niyeti ile müttefik devletler, yani İngiltere, Fransa, ve İtalya her şeyden önce Çanakkale boğazını zorlamak ve geçmek İstanbul’u zaptedip Osmanlı kuvvetlerini bertaraf etmek ve asıl mühimmi yine müttefikleri bulunan Rusya ile aralarında muvasalatı sağlamak kararını vermişlerdi. Bu sebeple evvelâ sonra hem de karadan teşebbüsle giriştiler. Lâkin evdeki pazarlar çarşıya uymadı. Zorlu bir mukavemetle karşılaştılar. Osmanlı kuvvetleri payitahtın kapılarını kahramanca müdafaa ediyor. İçeriye kimseyi sokmamak azminde bulunduklarını her gün bir türlü isbat ediyorlardı.

İlk taarruzlar boşa gidince müttefikler tazyiki artırdılar, ilkinden birkaç misli fazla kuvvet getirip yığdılar. Ordumuz evvel Allah bunlara da karşı koyacak, bu kuvvetleri de eritecekti. Nitekim öyle de oldu. Çanakkale’nin şanlı destanını hafızasında ve gönlünde gururla yaşatmayan Türk tasavvur edilemezdi.

Bununla beraber düşman taarruzunun en nihai derecesini bulduğu günlerde o zamanki hükümet, ne olursa olsun payitahtı Anadolu içerilerinde başka bir yere nakletmeyi düşündü. Eskişehir’e, Konya’ya memurlar gönderildi. Devletin bir kısmı evrakı oralarda peylenen eve taşındı. Padişah için de Konya’da Mevlevihane binası el altından hazırlandı. Vükelâya eşraf konakları tahsis edildi. İlk işarette, devlet erkânından mürekkep bir muhacir kafilesi yollara dökülecekti. Harbe Anadolu’da devam etmek kararı verilmişti.

Bu arada hükümetçe nazik telâkki edilen bir mes’ele daha vardı. Hakan-ı sabık Abdülhamit ne olacaktı? Hal’ini müteakip Selanik’e sevkedilen bu zat Balkan Harbi’nin aldığı tehlikeli şekil üzerine Alman maiyet gemisi ile İstanbul’a getirilmiş, şimdi Beylerbeyi sarayında oturtulmuştu, imdi buradan da alınarak Anadolu içlerine nakli lazım geliyordu. Bu iş zannolunduğu gibi kolay değildi. Abdulhamid mahlu olmasına rağmen, celâdetinden, gururundan hiçbir şey kaybetmemiştir. İttihadcılar ondan çekiniyorladı. Diğer taraftan Padişah 5. Mehmed de biraderinin kat’iyyen incitilmesini istemiyordu. Sultan Reşad son derece terbiyeli, iyi ahlâklı büyüklerine saygı, küçüklerine şefkat gösteren zerre kadar kin tutmayan efendi bir adamdı.

Hükümet bütün bunları hesaba katarak Beylerbeyi’nden Anadolu’ya göç işini emirle ve zorla değil fakat Abdülhamid’i ikna ve kendisinden rica suretiyle halletmeyi muvafık görmüştü.

O günlerde Dahiliye Nazırı Hikmet, Başmâbeyinci Tevfik Beyler ile Darüssâade ağası Fahrettin Ağa ve Dolmabahçe sarayında aynı gün nöbetçi bulunan Divan-ı Hümayun teşrifat memurlarından Ercümend Ekrem Bey’i hey’et halinde Beylerbeyi’ne göndermek kararı verildi.

 Ercüment Ekrem diyor ki:

-Bu milletin otuz üç yıl mukadderatına hükmetmiş olan Abdülhahid-i Sâni ağır adımlarla girdi. Yalnızdı, kulaklarına kadar geçmiş koyu renk fesinin altında tepeden tırnağa mermerden bir heykel gibi bembeyazdı. Saçları, sakalı, sakosu tekmil düğmeleri kapalı yüksek yakalı ceketi, pantolonu ve ayakkabısı… Hepsi bembeyaz, sırtı hafif kamburlaşmıştı. Gözleri pek canlı idi. Her birimizi çenesi hizasından alnına giden kısa temannalarla ayrı ayrı selâmladı. Yerden mukabele ettik. Hikmet Bey bizleri takdim etti, isim ve sıfatlarımız söylenirken bunlara fazla ehemmiyet vermiyormuş gibi davrandı ve Fahreddin Ağa ile görüştü. Ne dediklerini işitemedim. Derken baş mâbeyinci selâm-ı şâhâneyi tebliğ etti ve sözü tekrardan Dahiliye Nazırı’na bıraktı. Hepimiz huzurunda el pençe divan durarak dizilmiştik.

Hikmet Bey uzun uzun ve pek hürmetkâr bir ifade ile önce vaziyeti anlattı ve lâkırdıyı döndürüp asıl ziyaretimizin sebebine intikal ettirdi. Hulâsâten şunları söyledi:

-Acil bir tehlike arz etmemekle beraber vaziyet çok ciddidir. Düşman bahren ve berren Çanakkale’yi zorluyor. Şiddetli müdafaaya rağmen Hudânekerde boğazı geçecek olursa padişah hükümet ve hanedan-ı saltanat esarete düşerek elim bir müsalehaya mecbur olmamak için gerek zât-ı şâhâne ve gerek meclis hükümet Anadolu’ya göçüp harbe orada devama karar vermiştir. Hatta zat-ı şâhâne için Konya’da Çelebi Efendi’nin konağı tahliye olunmuştur. Korkulan vaziyet maazallah hâdis oluverirse zat-ı hümayunlarının hangi şehirde ikamet buyurmak istediklerini birader-i şâhâneleri tarafından öğrenmeye memur edildik. Emir ve irâdelerine muntazırız.

-Şevketlu  biraderimin hâkipai şâhânelerine arz-ı ubudiyet ediyorum Endişeleri tamamiyle gayri variddir. Eğer dokunulmamış ise Çanakkale’yi ben zamanında fevkâlade tahkim etmiş idim. Oradan hiçbir donanmanın geçmesi kabil değildir. Boğaziçi de öyle ama farz-ı muhal olarak öyle bir felâket başa geldiği takdirde hakanın yapacağı şey tâcını ve tahtını tebaasını terk ile züll-i firarı irtikab değil, eyvan-ı payitahtının taşları altında şan ve şerefle terk-i can etmektir. Hazreti Fatih bu beldeyi küffar elinden fethettiği zaman Bizans İmparatoru kaçmayıp harp ede ede yıkılan kalelerin altında can vermek celâdetini göstermiştir. Biz Fâtih’in ahfâdı Kostantin’den aşağı kalamayız. Zât-ı şâhâneye böylece arz edin. Müsterih olsunlar. Ve irâde-i ezeliyeye münkad olsunlar, şuradan şuraya kımıldanmasınlar. Düşman buraya giremez. Bana gelince ben artık bir yere gitmem, yegâne arzum burada ölmektir. Biraderlerimden ve hükümet-i seniyeden bu arzuma mümaşat edilmesini istida ederim.



Başlık Yazar
Sultan Abdülhamid’in Bir Selamı Neler Yapardı? İ.Refik
Abdülhamid Han'ın İttihadçılar'a Verdiği Ders İbrahim Hakkı Konyalı
Abdülhamid Han’ı İçten Vurdular! Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil
Bir Güzel Mektup Rahim Er
Bir Fransız Gazetecinin Kaleminden Abdülhamid Han’ın Selanik’den Dönüşü Stephan Lauzan
Bir İttihatçının Kaleminden Sultan Abdülhamid Han'ın Dini Hassasiyeti Numan Aydoğan Ünal
Sultan Hamid’in İslâmî Siyaseti Prof. Dr. Osman Turan
Sultan Abdulhamid Han’ın Mürşidi: Libyalı Şazeli Şeyhi Muhammed Zafir Efendi İrfan Özfatura
Sultan Abdulhamid Han’ın Büyük Din Gayreti Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci
Sultan Abdülhamid Han'ın Muhafız Alayı Rahim Er
Sultan II. Abdulhamid Han ve Yakılan Din Kitapları Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci
Abdülhamit Han: "Dünkü Düşmanımız Bugün Dostumuz mu Oldu Rasim Bey?" Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil
Hindistan Müslümanları Sultan Abdülhamid Han’ı Büyük Bilirlerdi Abdürreşid İbrahim
Sultan Abdülhamid Han'ın Rusyalı Hacılara Hizmeti Prof. Dr. Alfina Sıbgatullina
Sultan Abdülhamid Han’ın Hanımından Menderes’e: “Oğlum, Geçinemiyorum, Beni Âciz Bırakma!” Murat Bardakçı
Senin İstifa Ettirdiğini Biz de İstifa Ettirdik... Vehbi Tülek
Sultan Abdülhamid Han'ın Metanet ve Cesareti Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil
Sultan Abdülhamid Han'ın Uzak Doğu Siyaseti Editör
Sultan Abdülhamid Han’ın Dilekçesi Murat Bardakçı
“SULTAN'IM BİZİ BIRAKIP DA NEREYE GİDİYORSUN?” Rahim Er
Sultan Abdulhamid Han'ın "Yıldız Fotoğrafları "Tarihe Işık Tutuyor Murat Öztekin
Sultan Abdülhamid Han'ın Kur'anı Kerim Hassasiyeti Rahim Er
Esaretten Dönem Gazi Osman Paşa’yı Sultan Abdülhamid Han Nasıl Karşıladı? Prof. Dr. Tuncay Öğün
Sultan Abdülhamid Han: "Karakeçililer Benim Öz Hemşehrilerimdir" Murat Öztekin
II. Abdülhamid ve Dünya Prof. Dr. Çağrı Erhan
Son Sultan’ın Bir Günü Prof.Dr. M.Metin Hülega
Sultan Abdülhamid Han'ın Çiftlikleri Hasan Soydan
Yıldız Hamidiye Cami Rahim Er
Bu da Sultan’ın sıra dışı dünyası Murat Öztekin
Tek Başına Bir Sultan İrfan Özfatura
Sultan Abdulhamid Han'ın Hayatı Sahneleniyor Murat Öztekin
Sultan Abdülhamid Han’dan Sonra Başımıza Gelenler Dr. İbrahim Pazan
Sultan Abdülhamid Han'ın Mülkleri Rahim Er
Sultan Abdulhamid Han'ın Milliyetçiliği Necip Fazıl Kısakürek
Sultan Abdulhamid Han Tıbbiyeye Çok İhtimam Gösterdi Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci
Burma (Myanmar) Müslümanları II. Abdülhamid Han'ı Dillerinden Düşürmezdi Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil
Sultan Abdülhamid Han’ın Naaşı Önünde Ahmet Refik
Sultan Abdülhamid Han'ı Tanımak Prof. Ekrem Buğra Ekinci
Yahudilerin Sultan Abdulhamid Han’a Teşekkürü Prof. Dr. Ahmet Akgündüz
Sultan Abdulhamid Han'ın Efsanevi Mirası Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci
Sultan Abdülhamid Han’nın İçtimai Siyaset Anlayışı Melik Arvas
Sultan Abdulhamid Han’ın İspanyol Elçisine Verdiği Muhteşem Cevap Ö. Serdar Akın
Sultan Abdülhamid Han’ın Osmanlı Devleti İle Japonya’yı Mukayesesi Doç. Dr. F. Şayan Ulusan Şahin
Sultan Abdülhamid Han ve Müşfika Hanım Ö. Serdar Akın
Sultan Abdülhamid Han’ın Verdiği Ders Vakanüvis
Sultan Abdülhamid Han'ın Dış Siyasetteki Hassasiyeti Ö. Serdar Akın
Sultan Abdülhamid Han’ın Söğüt Bölüğü Tahsin Paşa
Sultan Abdulhamid Han Bütün Osmanlı Coğrafyasını Fotoğraflaştırdı Murat Öztürk
Abdülhamid Han’ın Ramazan-ı Şerif ve Hırka-i Saadet Ziyaret Günleri Şadiye Osmanoğlu
Mazlum Bir Padişah: Sultan Abdülhamid Han Rahim Er
Sultan Abdülhamid Eğitim ve Araştırma Hastanesi Rahim Er
Sultan İkinci Abdülhamid Han ve Eğitim Politikası Ayhan Çiftçi
Üç Kıtanın Son Hükümdarı Sultan İkinci Abdülhamid Han İbrahim Akkurt
İttihatçı Basının Abdülhamit Hân Düşmanlığı Yavuz Bahadıroğlu
Sultan Abdülhamid Han’ın Habeşistan Siyaseti Prof. Dr. A. Hâluk Dursun
Abdülhamit Han'ın Büyük Bir Kültür Hizmeti: Yıldız Kütüphânesi Ö. Serdar Akın
II. Abdülhamid Han'ın ABD Elçisine Anlattıkları Yavuz Bahadıroğlu
Abdülhamid Han’ı ‘‘Gazi’’ Yapan Zafer 1897: Türk-Yunan Savaşı Ömer Faruk Yılmaz
Sultan Abdülhamid Han Zamanda Ermeniler İle İlgili Bir Muhtıra-i Hümâyûn Mehmet Hocaoğlu
Sultan Abdülhamid Han Ekonomik Krizi Nasıl Aştı? Ziya Şakir
Dolmabahçe Sarayında Bayramlaşma Merasimi Şadiye Osmanoğlu
Sultan Abdülhamid Han’ın İsmini Yaşatan Hizmeti: Hamidiye Etfal Hastanesi Göksel Erdoğan
Abdülhamid Han’a Kızıl Sultan Diyen Kimlerdi? Mehmet Hocaoğlu
Sultan Abdülhamid Han’ın En Büyük Projesi: Hicaz Demiryolu Cüneyt Teke
Sultan Abdülhamid Han’ın Türkçe Hassasiyeti Prof.Dr.Vahdettin Engin
Sultan Abdülhamid Han’ın İsmini Yaşatan Hayırlı Bir Hizmeti: Hamidiye Suyu Abdullah Zülgaip Akkuş
Abdülhamid Han’ın Büyük Din Gayreti Nurettin Topçu
Sultan Abdülhamid Han’ın Fazilet Mirası: Darülaceze Selman Keklik
Sultan Abdulhamid Han'ın İleri Görüşlülüğü Sara Korle
Sultan Abdülhamid Han'ın Uzak Doğu Siyaseti Editör
Sultan Abdülhamid Han'ın Büyük Basiret ve Cesareti Editör
Çanakkale’nin Gerçek Kahramanı Bir Devrik Sultan: “Abdulhamid Han” Resul Tosun
Sultan Abdulhamid Han'ın Tıp ve Eczacılığa Verdiği Büyük Önem Said N.Duhani
Sultan Abdülhamid Han Devrinde Yıldız Saray’ından Bir Hatıra Ayşe Osmanoğlu
Sultan Abdülhamid Han’a Çirkin İftira Ö. Serdar Akın
Sultan Abdülhamid Han’ın Şefkat ve Merhameti Ziya Şakir
Sultan Abdülhamid Han’ın Tahtan İndirilmesine Japonlar Müteessir Oldu Abdurreşid İbrahim
Sultan Abdülhamid Hân’dan Van’a Kitap M. Ali Demirbaş
Sultan Abdülhamid Han'ın, Günlük Meşguliyetleri Ziya Şakir
İleri Görüşlü Sultan: II. Abdülhamid Han Yrd. Doç. Dr. Mustafa Şeker
Sultan Abdülhamid Han Hayranı Bir Yunanlı Yazar Tercüme eden: Hayrettin Turan
Sultan Abdülhamid Han’ın Dinî Hassasiyeti Ve İnce Siyaseti Ziya Şakir
Sultan Abdülhamid Hanı Şifaya Kavuşturan Dua Ziya Şakir
Sultan Abdülhamid Han Siyasette Olduğu Gibi Sanatta da Dehaydı Ziya Şakir
Abdülhamid Han’ın Kıyas ve İctihad İle İlgili Fikirleri Ö. Serdar Akın
Sultan Abdülhamid Han'ın Cesaret ve Vakârı Ö. Serdar Akın
Sultan Abdulhamid Han'ın Ecdadı Karakeçili Aşireti ve Ertuğrul Gazi'ye Vefası M. Şakir Ülkütaşır
Amerikalı Bir Doktorun Gözü İle Abdülhamid Han ve Hamidiye Hastahanesi Dr. Hasan Fevzi Batırel
Sultan Abdülhamid Han'ın Ramazan-ı Şerif Hassasiyeti Prof. Dr. Vahddin Engin
Güney Afrika'dan Sultan'a Mektup Var Osman Sarper
Sultan II. Abdülhamîd Han Editör