Cinque Terre
Olanak Cumhuriyeti Gürbüz Azak
T
anınmış Alman Türkolog Otto Jastrow üzülerek şöyle demişti: "Türk dili kültürel çok katlılığını ve nüans zenginliğini geniş ölçüde kaybederek tekrar, o ilk çıktığı tek boyutlu bozkır dili tipine yaklaşıyor."

Ve, dediği oldu. Dilimizin canına okudular. Artık, sıra üstü şiirler, hikâyeler, derinlikli fikir yazıları, sarsıcı denemeler kaleme alınamıyor. Çünkü 5 bin kelime içine sıkışıp kaldık.

Bunun adı perîşanlıktır, ilkelliğe yönelmektir. Tefekkürde ve konuşmada fakirliğe düşmektir. Kepazeliğe bakınız: Tasallut, taarruz, tecavüz, hücum gibi yüzlerce yıllık dört dost kelimenin boynunu vurup yerine "saldırı"yı koyduk. "Mesele, dert, aksilik, ihtilaf" demekten utanıp yalnızca "sorun"a sarılanlar dilimizin canına okumuştur.

Dikkat ettiniz mi bilmem, bu uydurukça ile güfte dahi yazamazsınız. Çünki prozodisi eksik. Söyleyin hadi, "Seni sevmem imkânsız" yerine "Seni sevmem olanaksız"ı koyabilir, "Bir ihtimal daha var"ı iteleyip "Bir olasılık daha var" diyebilir misiniz?

Evet. Komiklik diz boyudur. Türkçemiz üst üste tecavüzlere uğramış, köklerinden yıkılmaya başlamıştır.

Gustave Flaubert'e dikkat, şöyle söylüyor: "Yazarın duygu ve düşüncelerini tam olarak ifade edebilmek için, daima yerine cuk oturan kelimeyi arayıp bulması gerekir."
 
Bir de Albert Camus'yü dinleyin: "İnsanın gerçek anayurdu dilidir. Ben anadilimin sınırlarında nöbet tutarım." Türkçede artık nöbet möbet tutamazsınız. Çünkü dil coğrafyamız daraldıkça daralıp, güdükleşip, iki evlik arsaya dönmüştür. Ki, nöbete ihtiyaç kalmamıştır.

Hâlâ en güzel şiirler Yahya Kemal’in, Necip Fazıl'ın, Attila İlhan'ındır. En örnek nesirler; Falih Rıfkı, Peyami Safa, Abdülhak Şinasi, Ahmet Hamdi Tanpınar, Samiha Ayverdi'dedir. Okuyun ve görün. Görün de hangi yüksekliklerden tepe üstü düştüğümüzü fark edin.

“Benim dilimin sınırları benim kendi dünyamın sınırlarıdır” diyen Avusturyalı filozof Ludwig Wittgenstein ne kadar haklı. Biz işte o muhteşem sınırları terkedip, olanak ile olasılık arasına sıkışmış haldeyiz.

Kurtuluş mümkün mü? Size bağlı.

Yeniden zenginleşebilir miyiz? Size bağlı.

Sizler ısrarla imkân ve hayat demeyi reddettikçe, olanak ile yaşam'a yapıştıkça hâllerimiz hazindir.

“Tek boyutlu bozkır diliyle” dünyada hatırı sayılır bir millet olunmaz.

Kaynak: Gürbüz Azak, Delinin Biri Aranıyor, s.151-153.