Sultan Abdülhamid Han Siyasette Olduğu Gibi Sanatta da Dehaydı

Ziya Şakir 04.02.2016 3359

“Sultan Abdülhamid Han, İttihatçılar tarafından tahtan indirilip gönderildiği Selanik’deki Alatini Köşkün’de, muhafız subayına anlattığı bir vakayı aşağıda sunuyoruz.” Editör

İ
stanbul’dan getirdiğim zarif bir bavulum vardı. Üç gündür, anahtarını kaybettim, bulamıyorum. Artık kilidi kırmaya karar verdim. Fakat kırmadan evvel, bir defa da, şehirdeki çilingirlere göndereyim, dedim.
Merdivenden inerken, orta katta, Abdulhamid Han’a rast geldim. Beni elimde bavulumla görünce şaşırdı:

– A... A... Hayır ola. Yine bir yere mi gidiyorsunuz, dedi. Meseleyi anlattım.

– Hele getiriniz bakayım, diyerek, küçük salona girdi. Kendisini takip ettim. Bavulu aldı. Kilidi, güzelce muayene etti.

– Bu kilit, İngiltere'nin Ceymis Rot fabrikası mamulatındandır. Nafile şehre göndermeyiniz. Buranın çilingirleri bile açamaz. Kırarlar. Derhal İstanbul’a Beyker mağazasına bir mektup yazınız. On iki numaralı kilidi açabilecek bir anahtar yollasınlar. Eğer takımlarım yanımda olsa idi. Ben bunları bozmadan açabilirdim, dedi.

Sonra, derin derin içini çekerek:

– Böyle şeylere çok merakım vardır. Ben de olan marangoz ve anahtar takımları, İstanbul’da kimsede yoktu. Saltanat zamanımda hiç boş durmazdım. Her gün bir iki saat marangozluk yapardım.  Yıldız Sarayı'nda güzel bir fabrikam vardı. Mobilyacı, arabacı, çinici birçok ustalar getirttim. Hem bunları çalıştırır, hem de kendim çalışırdım. Çok adam yetiştirdim. Bunlardan, Mustafa Efendi isminde kısa boylu bir çocuk vardı.

Pek çok çalışkan çıktı. Öyle güzel oymalar yapardı ki, Avrupa fabrikalarında bile olsa, mühim bir yevmiye kazanırdı.

Yetiştirdiğim adamlara ders okutturur, resim de öğretirdim. Bu Mustafa Efendi'yi Avusturyalı bir ustabaşının yanına vermiştim. Ustabaşı, bunu pek metheder, "o, benim elim ayağımdır" derdi. Yüzbaşılığa kadar terfi ettirdim. Şimdi kim bilir ne olmuştur zavallı? Mahrem (gizli) olarak söylüyorum. Bu adamı buldurup ta bir sanayi mektebinde istihdam etseler, çok fayda görürler. Fakat benden işitilmiş olmasın. Ben sanat erbabının kıymetini bilir ve takdir ederim. Bakınız, size bir mesele anlatayım: Bana Avrupa'dan yaprak halinde birçok alüminyum göndermişlerdi. Kendisini çağırttım:

— Mustafa, bunlardan bir sandal yapabilir misin, dedim. Güldü, boynunu böldü.

— Bakalım efendim. Çalışırım, dedi.

Allah bilir, öyle bir sandal yaptı ki, gördüğüm zaman, parmağım ağzımda kaldı. Hafif, zarif, kusursuz bir şey. Hemen, Yıldız'daki büyük havuza indirttim. Bir kişi kürek çektiği halde suyun üzerinde kuş gibi uçuyor. Çok güzel manevra yapıyordu. Bu kadar mahir bir gençti.

Abdülhamid Han’ın, ara sıra marangozluk ettiğini işitirdim. Fakat onun bu kadar hararetli bir sanatkâr olduğunu hiç zannetmezdim. Ne ise, bugün de bir şey öğrenmiş oldum.

Bir Başka Gün de Beylerbeyi Sarayında;

Diş Tabibi Rıfat Bey, Şöhrettin Ağa’dan bir bıçak istedi. Abdülhamit Han, hemen sözü bırakarak derhal başını çevirdi, sert, endişeli bir tavır ile sordu.

— Bıçağı ne yapacak?

Rıfat Bey, birdenbire kızararak, bizzat cevap verdi:

— Eczahanenin anahtarını unutmuşum Efendimiz. Bıçakla kilidi açacağım.

Rıfat Bey, hem bunu söylüyor hem de önünde durarak küçük portatif bir Amerikan eczane dolabını gösteriyordu. 

Abdulhamid Han, müsterih bir vaziyet alarak ecza dolabına baktı ve sonra:

— Haaa. Onu bana getiriniz bakayım. O benim sanatımdır, dedi.

Şöhrettin Ağa, ecza dolabını getirip önündeki masanın üstüne koydu. Bu,şık, zarif, üstündeki mail (eğimli) kapağı sürgülü bir dolaptı. İçinde, diş tedavisi için lazım olan her nevi ilaç bulunuyordu.

Abdülhamid Han, kilidi, dikkatle muayene ettikten sonra:

— Olmaz. Bu kilit açılmaz. Bunlar, Amerika’daki Recister, Limitet, Kembel fabrikasının mamulâtındandır. Bunlara ne alet uyar, ne de başka anahtar. Bu kilidi kırmakta günahtır. Hem dolabı bozarsınız, hem de böyle başka kilit bulamazsınız. Şimdi size lazım olan ilacı yazınız da, çabucak dışarıdan bir eczaneden yaptırsın, getirsinler.

Rıfat Bey, tabii muvafakat etti. Hemen bir reçete yazdı. Şöhrettin Ağa ile gönderdi.

İlgili Makaleler

Sultan Abdülhamid Han
SULTAN ABDÜLHAMİD'İ TENKİT VE TAKDİR EDENLER
B Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci ugün dönüp geriye bakıldığında, Osmanlı İmparatorluğu’nun son devrinde kafalarda net bir şablon canlanır: Bir tarafta devleti İslam Birliği politikasıyla ayakta tutmaya…
SULTAN ABDÜLHAMİD'İ TENKİT VE TAKDİR EDENLER
Sultan Abdülhamid Han
Abdülhamid Han’ın Çelik Yolu: Anadolu’dan Bağdat’a Uzanan Büyük Vizyon
S ultan II. Abdülhamid’in demir yolu projelerine yalnızca mazinin bir hatırası olarak bakmamak gerekir. Hicaz Demiryolu bize inanç, fedakârlık ve medeniyet hizmetinin; Anadolu ve Bağdat Demiryolları…
Abdülhamid Han’ın Çelik Yolu: Anadolu’dan Bağdat’a Uzanan Büyük Vizyon
Sultan Abdülhamid Han
KIZIL DEĞİL ‘‘GÖK SULTAN’’
C emiyetin en büyük haksızlığa uğramış tarihî şahsiyetlerinden biri, II. Abdülhamid’dir. Kendisinden önceki devirlerin ağır yükünü omuzlarında taşıyan, en güvenebileceği adamların ihanetine uğrayan…
KIZIL DEĞİL ‘‘GÖK SULTAN’’
Sultan Abdülhamid Han
II. Abdülhamid Han'ın Büyük Eseri: Hicaz Demiryolu
I İhlas Vakfı Başkanı - Mahmut Kemal Aydın I. Abdülhamid Han, demir yollarını sadece yolcu ve yük taşıyan raylar olarak görmüyordu. Onun nazarında demir yolları; devlet otoritesini güçlendiren,…
II. Abdülhamid Han'ın Büyük Eseri: Hicaz Demiryolu
Sultan Abdülhamid Han
Abdülhamid Han'a Karşı 24 Temmuz “bayram” değil, “darbe”dir; neyi kutluyoruz?
H er 24 Temmuz'da yüzlerce, "Gazeteciler gününüzü ve Basın Bayramınızı tebrik ederiz" mesajı alıyorum. Hem de muhafazakârlardan! Bu gafleti "esefle" karşılıyor ve kahroluyorum! Ya, biz ne zaman…
Abdülhamid Han'a Karşı 24 Temmuz “bayram” değil, “darbe”dir; neyi kutluyoruz?
Sultan Abdülhamid Han
Abdülhamid Han’ın Üzüntüsü: "Eyvah, Rumeli Elden Gitti!’’
O smanlı devletinin son zaman ki valilerinden Mehmed Ali Aynî hatıralarında diyor ki: Uzun seneler devam eden Sırplık, Bulgarlık, Rumluk keşmekeşine İttihat ve Terakki Fırkası Meşrutiyet’in ilânından…
Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamid Han’ın Ehl-i Sünnet Hassasiyeti
S ultan Abdülhamid Han zamanında Lazkiye valisi olan Mehmed Ali Aynî hatıralarında diyor ki: ''Lazkiye’de iken Nusayrîler ile uğraşmak belli başlı işlerimizin arasına girmişti. Sultan II. Abdülhamid…
Sultan Abdülhamid Han
Kızlarının Kaleminden Sultan Abdülhamid Han
S
ultan Abdülhamid Han’ın 9 kızından; Ayşe sultan: 1877’de İstanbul’da yıldız sarayında doğdu. Annesi Müşfika hanımdır. 1960’da İstanbul’da vefat etti. Kabri Beşiktaş’ta Yahya Efendi kabristanındadır; Şadiye Sultan: 1886’da İstanbul’da yıldız sarayında doğdu. Annesi Emsalinur hanımdır. 1997’de İstanbul’da vefat etti.…
Kızlarının Kaleminden Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamid Han
Yahya Kemal Ve Abdulhamid Han
S
on bir asırdaki ilk ve orta mektep tarih kitaplarında kısacık, kifâyetsiz ve çarpık Osmanlı Tarihi derslerinde Abdülhamid Han, müstebit gibi karalamalara maruz kalmaktan başka fotoğrafının altında da ismi yazmaz, isim olarak “Kızıl Sultan” ibaresi yer alırdı.

“Kızıl Sultan” iftirası, Fransız tarihçi Albert Vandal’a…
Sultan Abdülhamid Han
İkinci Fatih: Sultan Abdülhamid Han
D
evletlerin fetih asırlarındaki zaferler çok kıymetlidir. İstanbul’un Sultan Mehmed Han tarafından zapt edilerek İslamlaştırılıp Müslüman Türk şehri yapılması, bu Padişaha Fatih ünvanını kazandırdığı gibi biz evlâdlarına da ebedî bir şeref bahşetmiştir…
 
Devletlerin zor zamanlarındaki vatan müdafaaları da fetih…
Sultan Abdülhamid Han
Yıldız Sarayı Kapılarını Açıyor
1

15 yıldır müze olarak halka açık değildi Yıldız Sarayı. Beş yıldır süren restorasyon çalışmaları büyük ölçüde bitmiş. Saray, 19 Temmuz’da müze olarak açılıyor. Açılıştan önce gittim, gezdim, gördüm. Milli Saraylar İdaresi, harikulade bir çalışma yapmış. Abdülhamid Han devrinin hatıralarıyla dopdolu Yıldız Sarayı,…

Yıldız Sarayı Kapılarını Açıyor
Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamid Han’ın Mirası
S
ultan II. Abdülhamid 30 sene süren nispi sulh devresinde maarif ve imar faaliyetlerine ağırlık verdi. Devrinde yapılan faaliyetler ciltlerce kitabı doldurur. 1879’da adliye teşkilatı tanzim edildi. Bugün de Türkiye’deki adliye teşkilatı oradan kalmadır. Ordunun güçlendirilmesi için ciddi çalıştı. Almanya’dan…
Sultan Abdülhamid Han’ın Mirası