Sultan Abdulhamid Han Tıbbiyeye Çok İhtimam Gösterdi

Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci 12.09.2017 3324
M
resim
ekteb-i Tıbbiye, Sultan II. Abdülhamid zamanında dünyanın en ileri tıp fakültelerinden biri hâline geldi. Her milletten talebenin tahsil gördüğü mektepte, hocaların çoğu Avrupa’dan gelmiş veya burada yetişmiş, sahasında otorite şahıslar idi. Her talebeye bir mikroskop düştüğünü, burada okuyanlar hatıralarında anlatırlar. Mektebi gezen yabancı seyyah, diplomat ve ilim adamları hayranlıklarını ifade etmekten kendilerini alamamıştır.

Mektebin üç yılı lise ve dört yılı da fakülte seviyesinde idi. Hakkında anlatılan fıkralarla meşhur Rum asıllı tabip Marko Paşa, Mekteb-i Tıbbiye müdürlerindendi. Talebelerin her ihtiyacı mektep tarafından karşılanır; sivil talebeler askerlikten muaf tutulurdu. Fransızca, Arapça, Farsça ve dinî ilimler de, okutulan dersler arasındaydı.

Sultan Abdülhamid, Şam gibi büyük merkezlerde tıbbiye mektebi açtırdığı gibi, yeni hastaneler yaptırarak halk sağlığına mühim hizmette bulundu. Küçükken ateşlenerek vefat eden kızının hatırasına Şişli’de yaptırdığı Hamidiye Etfal Hastanesi hâlâ faaliyettedir.
 
Popüler meslek

Doktorluk böylece, kâtiplik ve subaylıkla beraber zamanın en popüler mesleklerinden biri hâline geldi. O zamana kadar küçük görülen ve gayrimüslimlerin tercih ettiği doktorluk mesleği, Müslümanlar arasında da yayıldı. Artık kızlar arasında, bir doktorla evlenmeyi hayal edenlerin sayısı az değildi. Bu hususta şarkılar bile yazıldı. Bir doktora âşık genç kızın ağzından yazılan “Nabzımı bırak a doktor, kalbime bak!” şarkısı bunlardan biridir. Arapça ‘tabib’ veya ‘hekim’ yerine, ‘doktor’ gibi Avrupa dillerinden bir tabirin tercihi de bu devre rastlar.

Mekteb-i Tıbbiye çeşitli binalarda tedrisat yaptıktan sonra, Haydarpaşa’da Sultan Abdülhamid’in 1903’te yaptırdığı ve bugün de ayakta bulunan ihtişamlı binaya taşındı. Burası, İstanbul güzel sanatlar mektebi hocaları mimar Alexandre Vallaury ve Raimondo d’Aronco’nun oryantalist üslupta inşa ettiği eseridir. Binanın zemininde bir tarafı caddeye ve bir tarafı da denize bakan en güzel odalarından birisi mescid olarak tanzim edilmişti. Bugün toplantı salonu olarak kullanılan bu odanın duvarlarında hâlâ duran İslâm harfli levhalar, o günlerin mahzun birer şahidi gibidir.

Parasız muayene

Haydarpaşa Tıbbiye Mektebi binası yapılacağı zaman, mimarlar tarafından tanzim edilen plan ve resimler padişaha takdim olunmuştu. Padişah, bu binada hem tıp tedrisatı icra, hem de hastalar tedavi olunacağından, plan ve resimlerin bir kere de mütehassıs doktorlar tarafından görülmesini emretti. Dershanede oturacak talebe ile koğuşlarda yatacak hastaların adedine nazaran bunların fazla havadar olmaları lâzım geleceğini ve binaenaleyh tavanların yüksekliğine itina olunmasını tembih etti. Sultan Abdülhamid’in bu iradesi nazar-ı dikkate alınarak tavanlar yüksek yapıldı. Binanın estetik cihetle zarafeti kalmadı. Fakat doktorlar bu sayede sıhhî icapların temin edilmiş olduğunu söylerlerdi.

Gülhane’deki Tıp Fakültesi’nde parasız muayene ve ilaç günleri vardı. Fakirler, bundan istifade ederdi. Fakültenin Haydarpaşa’ya nakli üzerine bu kolaylık ortadan kalktığı arz olununca, Sultan Hamid Gülhane müessesesini o vakit belediyeye devrettirdi ve parasız muayene ve ilaç usulüne eskiden olduğu gibi devamını emretti.

1867’de sivil tabipler için ayrıca Mekteb-i Tıbbiye-i Mülkiye kurulmuştu. Burası, 1909 yılında, askerî tabip yetiştiren Mekteb-i Tıbbiye-i Şâhâne ile birleştirilerek Dârülfünun Tıp Fakültesi adını aldı. 1933’ten sonra da Avrupa yakasına taşındı ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi diye anılmaya başladı. Askerî tıbbiye ise Ankara’ya taşınarak, faaliyetine ayrıca devam etti.

Haydarpaşa’daki bina da Haydarpaşa Lisesine, daha sonra da Marmara Üniversitesine tahsis edilmiştir. Şimdi Sağlık Bilimleri Üniversitesine dönüştürülmüş; yanı başındaki eski Gülhane Hastanesine, 2016’da askerî hastaneler lağvedilince, Sultan Abdülhamid’in isim verilmiştir. Bahçesinde Sultan Abdülhamid’i tahttan indirmeye gelen ordunun kumandanın heykelinin bulunması garip bir tesadüftür.


İlgili Makaleler

Sultan Abdülhamid Han
SULTAN ABDÜLHAMİD'İ TENKİT VE TAKDİR EDENLER
B Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci ugün dönüp geriye bakıldığında, Osmanlı İmparatorluğu’nun son devrinde kafalarda net bir şablon canlanır: Bir tarafta devleti İslam Birliği politikasıyla ayakta tutmaya…
SULTAN ABDÜLHAMİD'İ TENKİT VE TAKDİR EDENLER
Sultan Abdülhamid Han
Abdülhamid Han’ın Çelik Yolu: Anadolu’dan Bağdat’a Uzanan Büyük Vizyon
S ultan II. Abdülhamid’in demir yolu projelerine yalnızca mazinin bir hatırası olarak bakmamak gerekir. Hicaz Demiryolu bize inanç, fedakârlık ve medeniyet hizmetinin; Anadolu ve Bağdat Demiryolları…
Abdülhamid Han’ın Çelik Yolu: Anadolu’dan Bağdat’a Uzanan Büyük Vizyon
Sultan Abdülhamid Han
KIZIL DEĞİL ‘‘GÖK SULTAN’’
C emiyetin en büyük haksızlığa uğramış tarihî şahsiyetlerinden biri, II. Abdülhamid’dir. Kendisinden önceki devirlerin ağır yükünü omuzlarında taşıyan, en güvenebileceği adamların ihanetine uğrayan…
KIZIL DEĞİL ‘‘GÖK SULTAN’’
Sultan Abdülhamid Han
II. Abdülhamid Han'ın Büyük Eseri: Hicaz Demiryolu
I İhlas Vakfı Başkanı - Mahmut Kemal Aydın I. Abdülhamid Han, demir yollarını sadece yolcu ve yük taşıyan raylar olarak görmüyordu. Onun nazarında demir yolları; devlet otoritesini güçlendiren,…
II. Abdülhamid Han'ın Büyük Eseri: Hicaz Demiryolu
Sultan Abdülhamid Han
Abdülhamid Han'a Karşı 24 Temmuz “bayram” değil, “darbe”dir; neyi kutluyoruz?
H er 24 Temmuz'da yüzlerce, "Gazeteciler gününüzü ve Basın Bayramınızı tebrik ederiz" mesajı alıyorum. Hem de muhafazakârlardan! Bu gafleti "esefle" karşılıyor ve kahroluyorum! Ya, biz ne zaman…
Abdülhamid Han'a Karşı 24 Temmuz “bayram” değil, “darbe”dir; neyi kutluyoruz?
Sultan Abdülhamid Han
Abdülhamid Han’ın Üzüntüsü: "Eyvah, Rumeli Elden Gitti!’’
O smanlı devletinin son zaman ki valilerinden Mehmed Ali Aynî hatıralarında diyor ki: Uzun seneler devam eden Sırplık, Bulgarlık, Rumluk keşmekeşine İttihat ve Terakki Fırkası Meşrutiyet’in ilânından…
Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamid Han’ın Ehl-i Sünnet Hassasiyeti
S ultan Abdülhamid Han zamanında Lazkiye valisi olan Mehmed Ali Aynî hatıralarında diyor ki: ''Lazkiye’de iken Nusayrîler ile uğraşmak belli başlı işlerimizin arasına girmişti. Sultan II. Abdülhamid…
Sultan Abdülhamid Han
Kızlarının Kaleminden Sultan Abdülhamid Han
S
ultan Abdülhamid Han’ın 9 kızından; Ayşe sultan: 1877’de İstanbul’da yıldız sarayında doğdu. Annesi Müşfika hanımdır. 1960’da İstanbul’da vefat etti. Kabri Beşiktaş’ta Yahya Efendi kabristanındadır; Şadiye Sultan: 1886’da İstanbul’da yıldız sarayında doğdu. Annesi Emsalinur hanımdır. 1997’de İstanbul’da vefat etti.…
Kızlarının Kaleminden Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamid Han
Yahya Kemal Ve Abdulhamid Han
S
on bir asırdaki ilk ve orta mektep tarih kitaplarında kısacık, kifâyetsiz ve çarpık Osmanlı Tarihi derslerinde Abdülhamid Han, müstebit gibi karalamalara maruz kalmaktan başka fotoğrafının altında da ismi yazmaz, isim olarak “Kızıl Sultan” ibaresi yer alırdı.

“Kızıl Sultan” iftirası, Fransız tarihçi Albert Vandal’a…
Sultan Abdülhamid Han
İkinci Fatih: Sultan Abdülhamid Han
D
evletlerin fetih asırlarındaki zaferler çok kıymetlidir. İstanbul’un Sultan Mehmed Han tarafından zapt edilerek İslamlaştırılıp Müslüman Türk şehri yapılması, bu Padişaha Fatih ünvanını kazandırdığı gibi biz evlâdlarına da ebedî bir şeref bahşetmiştir…
 
Devletlerin zor zamanlarındaki vatan müdafaaları da fetih…
Sultan Abdülhamid Han
Yıldız Sarayı Kapılarını Açıyor
1

15 yıldır müze olarak halka açık değildi Yıldız Sarayı. Beş yıldır süren restorasyon çalışmaları büyük ölçüde bitmiş. Saray, 19 Temmuz’da müze olarak açılıyor. Açılıştan önce gittim, gezdim, gördüm. Milli Saraylar İdaresi, harikulade bir çalışma yapmış. Abdülhamid Han devrinin hatıralarıyla dopdolu Yıldız Sarayı,…

Yıldız Sarayı Kapılarını Açıyor
Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamid Han’ın Mirası
S
ultan II. Abdülhamid 30 sene süren nispi sulh devresinde maarif ve imar faaliyetlerine ağırlık verdi. Devrinde yapılan faaliyetler ciltlerce kitabı doldurur. 1879’da adliye teşkilatı tanzim edildi. Bugün de Türkiye’deki adliye teşkilatı oradan kalmadır. Ordunun güçlendirilmesi için ciddi çalıştı. Almanya’dan…
Sultan Abdülhamid Han’ın Mirası