Sultan Abdulhamid Han'ın Milliyetçiliği

Necip Fazıl Kısakürek 28.09.2017 3786
S
resim
ultan Abdulhamid Han bütün Müslüman ve gayrimüslim tebasına şefkat ve merhamet gösterirdi. Ancak Türk milletine olan güven ve itimadı çok fazlaydı. Üstad Necip Fazıl Kısakürek'in bu iki tespitini aşağıda sunuyoruz. 

Karakeçili Aşiretinden Muhafaza Bölüğü 

Devlet iradesini eline alan ve Yıldız tepelerinde şahsiyetini bir hisarla çevirip orada kurduğu merkezden vatanını iç ve dış tehlikelere karşı korumaya çalışan İkinci Abdülhamid Han, o günün tedbiri olarak bu merkeziyetçi usûle başvurduğu için zemmedilmek yerine, hudutsuz medh ve takdir olunmaya layıktır.  
Vatanını koruyabilmek için evvela nefsini emniyete almak zorundaki Padişah, Yıldız hisarı içinde teşkilâtlandırdığı iş şubelerini sımsıkı şekilde nefsine bağlar, kimsede şu veya bu türlü keyfi hareket imkanı bırakmazken, hükmettiği Türk, Arap, Arnavut, Çerkez ve daha nice milliyetleri bir arada barındırıp kaynaştırmak ve hepsinin üstünde Türk unsurunu en büyük çapta kıymetlendirmek siyasetini güdüyordu.  

Bunun en büyük delili Yıldız'da teşkilâtlandırdığı Söğütlü Maiyet Suvari Bölüğüdür. Tüfekçilerin büyük kısımlarıyla Arnavud, bazı kıtaların da Arap olmasına karşılık Söğütlü Bölüğü saf Türktür ve kıymet kendisinde değil, devlet iradesini eline aldıktan sonra Pâdişahın teşkilâtlandırma fikrindeki ana ölçüdedir.  

Bu Söğütlü Maiyet Suvari Bölüğü Abdülhamid Han'ın tam kıvamını bulmuş milliyetçiliğine en büyük şahittir. Altı asır evvel Anadolu'nun Bilecik ve Söğüt taraflarına yerleşen Karakeçili Oymağından devşirilme Söğüt Bölüğü, saf, temiz, lekelenmemiş, mert, cesur ve sadık Türk kanının en güzel nûmunesi olarak Abdülhamid tarafından keşfedilmiş ve bir fikrin heykelleştirilmesi gayesiyle, cicili bicili üniformalar içinde saray vitrininin içine alınmıştır. Bu vitrinde Söğütlü Bölüğünün mânası, «Zat-ı Şahane»nin millet ve milliyetçilik ölçüsünü pırıldatmaktadır. 

Hepsi genç, tüvânâ, dev yapılı ve pırlanta ruhlu saffet tiplerinden bu 200 kişilik bölük "Zat-ı Şahane"nin, hiçbir maddi menfaat gütmediğinden emin bulunduğu yegâne birlikti. Astragan kalpakları, kırmızı ceketleri, zarif çizmeleri, eğerlerinde kılıçları ve ellerinde mızraklarıyla, at üstünde "Zat-ı Şâhane"nin arabasını takip ederler ve Sultanın hususi dairesini beklerler; yatak odası önünde yatarlardı. Hayatının korunmasını bunlara teslim etmiş olan Sultan, Söğütlü Bölüğü hakkında şöyle derdi:  

—Onlar benim öz hemşerilerimdir.  

İşte binbir çeşit içinde Abdülhamid Han’ın gerçek çeşidi ve Türkçü görüşü... Ulu Hakan üzerindeki, zulüm, adaletsizlik, müstebitlik gibi ithamlar hususî fasıllarda cevaplarını aldılar. Şimdi bu ithamlardan bir kısımını da, bu toplayıcı bahiste hülasa ettikten sonra büyük insanın sayısız müsbet taraflarından birkaçını ele alabiliriz:  

Ben de Türk'üm... 

Evet, Abdülhamid Han, milliyetçi bir Padişahtı ve bu duygusunun, esas bildiği ümmetçilik ruhunu örselemeksizin, aynı ruha tabi kılarak muhafaza etmenin sırrına ermişti. Onun gözünde her şey ruhi muhtevadan yani iman ve İslamdan ibaretti; kavimcilik de ancak bu ruhî muhtevaya liyakat, riayet ve hizmet belirttiği nispette tutunabilirdi.  

Bu gâyeyledir ki, idaresi altındaki koca imparatorluğun, Arnavut, Arap, Çerkez, Laz. Boşnak, Tatar, Gürcü, Türk'e, yakın veya uzak bütün unsurlarını Hassa Ordusunda ve muhafız birliklerinde toplamış, bu arada ana vatan unsuru Mehmedcikler yatağı Anadolu ve Anadolulu'ya da daima aynı ölçünün emri altında, o ölçüye ehliyet bakımından hususi bir kıymet vermiş ve saf Anadolu çocuklarından bazı birlikler kurdurtmuştu.  

Fakat, İslâmi gâyeye tabi bu milliyetçiliğini asla açığa vurmuyor ve bu nazik yol üzerinde bir ayrılık çıkmasından, daimi vehmi sayesinde kaygı duyuyordu. Bir vak'a, onun, bu milliyetçi cephesini pek canlı olarak gösterir. Kendisi daima bir demir karyola üzerinde sürdüğü gayet sade hayat planı içinde, bir sabah penceresini açıp bahçeyi seyretmeye başlar. 0 sırada Anadolulu bir bahçıvan çiçekleri ve tarhlan sulamaktadır ve Padişahtan haberi yoktur. 

Bahçıvan'ın yanına yine Padişahtan haberi olmayan bir genç Arnavut subay gelir. Bahçıvan birdenbire farkına varamadığı bu subayın üzerine su mu sıçratır, ne olur, şu veya bu sebepten öfkelenen subay, bahçıvana :  

—Pis Türk! Diye haykırır.  

Ve işte o zaman, Ulu Hakan Abdülhamid Han'ın pencereden sesini duyarlar:  

—Unutmayınız ki, ben de bir Türküm!  

Arnavut subay, Padişahı görünce donup kalır ve korkusundan hemen oracığa düşüp bayılır.  
Abdülhamid, pencereye doğru koşanlara:  

—Kaldırın şu patavatsızı buradan!..  

Diye hitap eder ve gözden kaybolur. 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

İlgili Makaleler

Sultan Abdülhamid Han
SULTAN ABDÜLHAMİD'İ TENKİT VE TAKDİR EDENLER
B Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci ugün dönüp geriye bakıldığında, Osmanlı İmparatorluğu’nun son devrinde kafalarda net bir şablon canlanır: Bir tarafta devleti İslam Birliği politikasıyla ayakta tutmaya…
SULTAN ABDÜLHAMİD'İ TENKİT VE TAKDİR EDENLER
Sultan Abdülhamid Han
Abdülhamid Han’ın Çelik Yolu: Anadolu’dan Bağdat’a Uzanan Büyük Vizyon
S ultan II. Abdülhamid’in demir yolu projelerine yalnızca mazinin bir hatırası olarak bakmamak gerekir. Hicaz Demiryolu bize inanç, fedakârlık ve medeniyet hizmetinin; Anadolu ve Bağdat Demiryolları…
Abdülhamid Han’ın Çelik Yolu: Anadolu’dan Bağdat’a Uzanan Büyük Vizyon
Sultan Abdülhamid Han
KIZIL DEĞİL ‘‘GÖK SULTAN’’
C emiyetin en büyük haksızlığa uğramış tarihî şahsiyetlerinden biri, II. Abdülhamid’dir. Kendisinden önceki devirlerin ağır yükünü omuzlarında taşıyan, en güvenebileceği adamların ihanetine uğrayan…
KIZIL DEĞİL ‘‘GÖK SULTAN’’
Sultan Abdülhamid Han
II. Abdülhamid Han'ın Büyük Eseri: Hicaz Demiryolu
I İhlas Vakfı Başkanı - Mahmut Kemal Aydın I. Abdülhamid Han, demir yollarını sadece yolcu ve yük taşıyan raylar olarak görmüyordu. Onun nazarında demir yolları; devlet otoritesini güçlendiren,…
II. Abdülhamid Han'ın Büyük Eseri: Hicaz Demiryolu
Sultan Abdülhamid Han
Abdülhamid Han'a Karşı 24 Temmuz “bayram” değil, “darbe”dir; neyi kutluyoruz?
H er 24 Temmuz'da yüzlerce, "Gazeteciler gününüzü ve Basın Bayramınızı tebrik ederiz" mesajı alıyorum. Hem de muhafazakârlardan! Bu gafleti "esefle" karşılıyor ve kahroluyorum! Ya, biz ne zaman…
Abdülhamid Han'a Karşı 24 Temmuz “bayram” değil, “darbe”dir; neyi kutluyoruz?
Sultan Abdülhamid Han
Abdülhamid Han’ın Üzüntüsü: "Eyvah, Rumeli Elden Gitti!’’
O smanlı devletinin son zaman ki valilerinden Mehmed Ali Aynî hatıralarında diyor ki: Uzun seneler devam eden Sırplık, Bulgarlık, Rumluk keşmekeşine İttihat ve Terakki Fırkası Meşrutiyet’in ilânından…
Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamid Han’ın Ehl-i Sünnet Hassasiyeti
S ultan Abdülhamid Han zamanında Lazkiye valisi olan Mehmed Ali Aynî hatıralarında diyor ki: ''Lazkiye’de iken Nusayrîler ile uğraşmak belli başlı işlerimizin arasına girmişti. Sultan II. Abdülhamid…
Sultan Abdülhamid Han
Kızlarının Kaleminden Sultan Abdülhamid Han
S
ultan Abdülhamid Han’ın 9 kızından; Ayşe sultan: 1877’de İstanbul’da yıldız sarayında doğdu. Annesi Müşfika hanımdır. 1960’da İstanbul’da vefat etti. Kabri Beşiktaş’ta Yahya Efendi kabristanındadır; Şadiye Sultan: 1886’da İstanbul’da yıldız sarayında doğdu. Annesi Emsalinur hanımdır. 1997’de İstanbul’da vefat etti.…
Kızlarının Kaleminden Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamid Han
Yahya Kemal Ve Abdulhamid Han
S
on bir asırdaki ilk ve orta mektep tarih kitaplarında kısacık, kifâyetsiz ve çarpık Osmanlı Tarihi derslerinde Abdülhamid Han, müstebit gibi karalamalara maruz kalmaktan başka fotoğrafının altında da ismi yazmaz, isim olarak “Kızıl Sultan” ibaresi yer alırdı.

“Kızıl Sultan” iftirası, Fransız tarihçi Albert Vandal’a…
Sultan Abdülhamid Han
İkinci Fatih: Sultan Abdülhamid Han
D
evletlerin fetih asırlarındaki zaferler çok kıymetlidir. İstanbul’un Sultan Mehmed Han tarafından zapt edilerek İslamlaştırılıp Müslüman Türk şehri yapılması, bu Padişaha Fatih ünvanını kazandırdığı gibi biz evlâdlarına da ebedî bir şeref bahşetmiştir…
 
Devletlerin zor zamanlarındaki vatan müdafaaları da fetih…
Sultan Abdülhamid Han
Yıldız Sarayı Kapılarını Açıyor
1

15 yıldır müze olarak halka açık değildi Yıldız Sarayı. Beş yıldır süren restorasyon çalışmaları büyük ölçüde bitmiş. Saray, 19 Temmuz’da müze olarak açılıyor. Açılıştan önce gittim, gezdim, gördüm. Milli Saraylar İdaresi, harikulade bir çalışma yapmış. Abdülhamid Han devrinin hatıralarıyla dopdolu Yıldız Sarayı,…

Yıldız Sarayı Kapılarını Açıyor
Sultan Abdülhamid Han
Sultan Abdülhamid Han’ın Mirası
S
ultan II. Abdülhamid 30 sene süren nispi sulh devresinde maarif ve imar faaliyetlerine ağırlık verdi. Devrinde yapılan faaliyetler ciltlerce kitabı doldurur. 1879’da adliye teşkilatı tanzim edildi. Bugün de Türkiye’deki adliye teşkilatı oradan kalmadır. Ordunun güçlendirilmesi için ciddi çalıştı. Almanya’dan…
Sultan Abdülhamid Han’ın Mirası